SPOİLER İÇERİYOR!!!!!
Beyaz Leke serisini çok seviyorum. Özellikle karakterler ve kurgu mükemmeldi. Ama bu kitap bu sonu hiç ama hiç hak etmedi. Zaten çok güzel, mutlu bir sonu olacağını, Aslı'nın bu kitaba öyle bir son yazacağını düşünmemiştim. Fakat bu kadar üzücü bir sonu asla beklemiyordum. Özellikle Aslı "İmkansızlar imkan dahilinde" derken sonunda
imkansız bir aşk yazması trajikomik. Açıkçası beni kitabın mutsuz sonu değil daha çok kitabın sonunda Tugay'ın ağzından anlatılmış olaylar ve duyguları ağlattı.
Aslında kitabın sonunda Eftalya'nın da Tugay'ın da öleceğini zaten düşünmüştüm. Beklediğim bir olaydı ama Tugay'a Eftalya'nın ölümünü izletmeleri...
Dikkatimi çeken bir diğer şey şu oldu. İlk kitapta Eftalya darağacına asılanların nasıl öldüğünü araştırıyordu ve nefesi kesilerek ya da boyunları kırılarak öleceğini öğreniyordu. Yanlış hatırlamıyorsam eğer Eftalya boğularak ölmenin çok acı vereceğini ve öyle ölmek istemediğini söylemişti ve Eftalya darağacında nefessiz kalarak boğularak öldü. İçimi en çok acıtan da buydu.
Diğer olaylara gelirsek Defne'nin ölümü beni çok etkilemedi. Kitap zaten kaotikti o yüzden çok etkilenmediğimi düşünüyorum. Ama Ufuk ile kardeş çıkması ben çok şaşırtan diğer bir olaydı.
Tugay ve Giray'ın kardeşliğine zaten diyecek sözüm yok.
Bu konulardaki düşüncem tamamen öznel ve incelemeyi daha fazla uzatmak da istemiyorum. Bir kez kitaba bu sonun yakışmadığını da belirtmek istiyorum. İyi okumalar