Kore Kuruluş Efsanesi
‘Hwain’ isminde bir tanrı cenneti yönetiyordu. Bu tanrının ‘Hwanung’ adında bir oğlu vardı. Oğlunu yeryüzüne olan merakını fark eden tanrı, onun yeryüzüne inmesine müsaade etti. Tanrının oğlu ile birlikte 3000 kişi daha BaekDu Dağı’na indiler. (Bu dağ şu anda Kuzey Kore sınırları içinde yer almaktadır) Hwanung, yeryüzüne, yeryüzündeki canlılara ilham olması, onlara yol gösterici olması için indirildi. İnsanlara hayatlarını kolaylaştıracak 360 tane kural öğretti. Bir zaman sonra ayı ve kaplan insanlara gıpta etmeye başladılar, onlara özendiler. Tanrı’nın Oğlu’na gidip bizler de birer insan olmak istiyoruz diye dilekte bulundular. Hwanung bu dileklerini gerçekleştirmek için bir koşul öne sürdü. Ayıya ve kaplanın her birine yirmişer sarımsak ve pelin otu verdi. Şartı ise ayı ve kaplanın 100 gün boyunca sadece bunları yiyip, mağaradan dışarı adım bile atmamalarıydı. İkisi de bu şartı kabul ettiler. Ne yazık ki kaplan, karnı çok acıktığından 27. günde anlaşmayı bozdu. Ayı ise sonuna kadar devam etmeye kararlıydı. 101. günde ayı bir insan olmuştu. Güzel bir kadına dönmüştü. Bir süre kendi mağarasının yanına yaptığı evde yaşadı. Bir gün kralın yanına gidip, teşekkür etti. Hwanung’dan ona koca bulmasını istedi. Hwanung ise kendini yakışıklı, delikanlı bir genç yaptı. İkisi evlendiler. ‘Danggun’ adını verdikleri bir oğulları oldu. Babasından sonra başa geçti. M.Ö. 2333 yılında Pyongyang’da ‘Go Joseon’ adında bir krallık kuran Danggun, 1980 yaşında öldü. Öldükten sonra ise Dağ Tanrısı oldu. (Pyongyang, şu anda Kuzey Kore’nin başkentidir.)Koreliler Danggun’un krallığı kurduğu gün olan 3 Ekim’i, 3 Ekim Ulusal Kuruluş Bayramı olarak ilan ettiler. Her yıl bu bayramı kutlamaktadırlar.
Dangun Kore mitolojisinde efsanevi kral-tanrı
Arthdal Chronicles dizisini izleyenler ve izleyecekler için kore yaratılış hikayesi Dangun'un soyunun nereden geldiği efsanesi büyükbabası Hvanin'le başlıyor (환인; 桓因), Kore mitolojisine göre Hvanin göklerin efendisi olarak geçiyor. Hvanin'in Hvanung adında dünyadaki yaylalarda ve dağlarda yaşamanın hasretini çeken bir evladı vardı. Hvanin Hvanung'a ve 3000 hizmetlisine Baekdu dağına inme izini verdi ve bu dağda "Tanrıların şehri" Sinsi kuruldu (신시; 神市). Hvanung bulutlar, yağmur ve rüzgâr bakanlarıyla dünya'da kanunlar ve ahlak kodları hazırladı ve insanlara sanat, sağlık ve tarım alanında çeşitli şeyler öğretti. Bir gün bir kaplan ve ayı Hvanung'a insan olabilmek için dua etti. Bu duaları duyan Hvanung bu iki hayvana 20 diş sarımsak ve bir tutam pelin verdi ve onlara sadece bu kutsal yemekleri yemelerini ve 100 gün güneş ışığından uzak durmalarını emretti. Kaplan yirmi gün sonra pes etti ve mağarayı terk etti, ancak ayı kalabildi ve sonra bir kadına dönüştü. Ayıdan bir kadına dönüşen kadın (Ungnyeo; 웅녀; 熊女) Hvanung'a minnettardı ve buna karşılık ona her dediğini yapabileceğini söyledi. Ancak kadın bir eş'ten yoksundu ve sonraları üzülmeye başladı ve bir "Sindansu" (신단수; 神檀樹, "Kutsal Huş") ağacına gidip evlat dileğinde bulundu. Hvanung kadının duasından o kadar çok etkilenmiş ki, kadını kendine eş olarak seçmiş ve sonra bu kadın Hvanung'dan Dangun Vanggeom adında bir oğlan çocuğu dünya'ya getirmiş. Dangun Vanggeom büyüdükçe taht'a çıkacak kadar yükselmiş bir kişilik haline geldi ve bugünlerde Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'ın yakınlarında duvarlarla çevrili Asadal şehrini kurdu ve hüküm alanına Joseon adını koydu - bugünlerde Eski/Antik Joseon'a çevrilmiş bir kelime (Korece:"Gojoseon"), böylece sonradan kurulmuş Joseon krallığı hitabı arasında bir karışıklık
Reklam
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin başkenti Pyongyang'ın Merkez ve Phyongchon bölgelerinde yer alan surlarla çevrili Pyongyang şehri, Koguryo'nun (MÖ 277-MS 668) başkentiydi. Surlarla çevrili Jangan şehri olarak da anılırdı. 427 yılında Koguryo başkentini surlarla çevrili Kungnae (Ji'an, Çin'in Jilin Eyaleti) şehrinden daha elverişli koşullara sahip Pyongyang'a taşıdı.
Alıntı
Choe Il Hwa birkaç yıl önce öldü ve Vatansever Şehitler Mezarlığı'na gömüldü. Bize Barengou'ya kadar rehberlik eden oğlu Jo Yong Son ve bize su getiren kızı şimdi yetmişli yaşlarında birer dede ve büyükanne. Hayatlarının ikinci yarısını kurtarılmış anavatanda geçirebilmeleri harika bir şans. Pyongyang'dan Dawaizi'ye binlerce kilometre var. Derin karlarla kaplı o ıssız vadiden yola çıkmamızın üzerinden neredeyse 60 yıl geçti ama yaşlı Jo'nun tek başına yaşadığı evi şiddetli kar fırtınasından koruyan sallantılı ormanın sesi hâlâ kulaklarımda çınlıyor.
Alıntı
''Kayınpederim hayattayken sizden başka bir şey konuşmazdı, Başbakan. Ne zaman Amerikan uçaklarının Pyongyang'ı bombaladığına dair bir söylenti duysa, 'General Kim Il Sung güvende olmalı' ya da 'Çok acı çekiyor' diyerek uyuyamazdı.”
Alıntı
DPRKore Hikâyelerinden...
Ryook, kocası Kwakrijago ile birlikte Antik Joson döneminde Pyongyang'daki Taedong'da bir kordonda mutlu bir şekilde yaşıyordu. Lirik bir şarkı olan Konghuin'i besteleyen ve 13 telli küçük konghu ile çalan yetenekli bir halk müzisyeniydi. Kocası bir kayıkçıydı, yoksul aile yaşamına rağmen müziği çok seviyor ve konghu çalmaktan her zaman keyif alıyordu. Bir gün her zamanki gibi konghu çalarak kocasının eve dönmesini beklemeye koyuldu. Kocası eve döndüğünde ona şu hikâyeyi anlattı: "Sabahın erken saatleriydi, kayığı kürekle karşıya geçiriyordum. Delirmiş, kır saçlı bir adam eline bir içki şişesi alarak nehre atladı ve nehri geçmeye başladı. Adamın karısı da peşinden geldi ve bunu yapmaması için ona bağırdı ama adam devam etti ve boğuldu. Kadın konghu çaldı ve doğaçlama bir şekilde Kongmudoha'yı söyledi. Söylediği şarkı çok hüzünlü ve acı vericiydi. Şarkıyı bitirdikten sonra kendini nehre attı ve boğularak öldü." Ryook, adamın trajik ölüm hikâyesini ve şarkıyı dinledikten sonra konghu'yu aldı ve boğulan çiftin yasını tutan Konghuin'i besteledi. Şarkının her dinleyiciyi gözyaşlarına boğacak kadar hüzünlü ve acıklı olduğu söylenir. Aktarılmadığı için şarkının melodisi bilinmiyor, ancak şu ana kadar yalnızca Çince çevirisinin bir versiyonu olan metin günümüze kadar ulaşmıştır. İtirazlarıma rağmen Nehri geçtin, peki neden? Artık boğulduğuna göre Ne yapmalıyım, sevgilim.
Alıntı
Reklam
Reklam