Bu kitap, Hz. Muhammed’i (s.a.v.) sadece anlatılan bir şahsiyet olarak değil; insanı merkeze alan, incelikli bir eğitimci olarak görmeye davet ediyor. AbdulFettah Ebû Gudde, Peygamber Efendimizin eğitim anlayışını sadece başlıklar hâlinde değil; hayatın içinden örneklerle, sakin ama derin bir dille sunuyor.
Eserde ele alınan eğitim metotları; bireyi merkeze alma, sevgi ve merhamet temelli yaklaşım, tedricilik, soru-cevap yöntemi, örnek olarak öğretme, zamanı ve zemini gözetme, tekrar ve pekiştirme, muhatabın seviyesini dikkate alma gibi başlıklar etrafında şekilleniyor. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) insanları gerçekten tanıyan, yargılamadan dinleyen ve hata karşısında kırıcı değil onarıcı olan tavrı, kitabın her satırında güçlü bir şekilde hissediliyor.
Ebû Gudde’nin özellikle vurguladığı noktalardan biri, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) eğitimi yalnızca bilgi aktarmak olarak görmemesidir. Eğitim bu eserde, bir karakter inşası ve hayatla iç içe yürüyen bir süreç olarak ele alınır. Bilginin davranışa, sözün hâle dönüşmesi Peygamber eğitim modelinin temel hedefi olarak sunulur. Bu yönüyle kitap, günümüzde sıkça karşılaşılan bilgi ile hayat arasındaki kopukluğa da sessiz ama güçlü bir eleştiri getirir.
Eserin dili sade, anlatımı akıcıdır. Yormadan ilerler, fakat düşündürmeden de bırakmaz. Öğretmenler, ebeveynler ve eğitimle ilgilenen herkes için hem yol gösterici hem de insanın içini toparlayan bir okuma sunar.
Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlamaya, eğitimi yeniden düşünmeye ve insanı merkeze almaya çağıran çok kıymetli bir kitap.