Öncelikle bu kitaptan bu kadar fazla ders çıkarabiliceğimi düşünmüyordum. Başlarda çok sevemeyip bırakmaya bile yeltendim, fakat iyi ki bırakmamışım çünkü gerçekten çok beğendim diyebilirim.
Yazarımızın yaşlı bir insanla tanışmasından ve bu insanın hayat hikayesinden bahsediyor kitabımız. Çin'e yeni komünist düzen geldiği süreçleri anlatıyor ve burada komünizmin aslında o kadar da kolay uygulanamadığını, zenginlerin verdiği mücadeleyi anlayabildiğimiz gibi; fakirin başta mutlu olmasını, fakat sonrasında fakirin de sıkıntı yaşadığını görebiliyoruz.
Açıkçası beni en derinden etkileyen şey ölümün ne kadar hızlı geldiği oldu diyebilirim. Ölümü bu derece basite indirmek iyi mi kötü mü bilmiyorum, fakat şunu daha iyi anladım sanırım; annelerimiz babalarımız hep "beni sen gömüceksin" gibi cümleler kurarlar ya, gerçekten hayatın neler getireceği, yaşamanın neler getireceği belli olmuyor.