Kurgudaki tadilat başta algılanmıyor. Dört bir yanda anormal, muğlak, bunaltıcı olanı görür gibi olmanıza yol açan varoluşsal bir bunalımdan başka bir sorun yok gibi. Sonra bir anda, burnunuzun ucunda, canınızı sıkan, rahatınızı kaçıran, kanınızı donduran o adlandırılmayanı tanıyor, tanıdığınızı sanıyorsunuz. O zaman çürüyüş başlıyor. İnsan afallayıp şaşkına dönüyor, çöküyorsunuz. Akıl zaafa düşüyor. Bağrınıza inatçı bir acı saplanıyor. Sanrılar sizi aptallaştırdıkça aptallaştırıyor.