Başkalarına acı verdiği için pişmandı tabii, ancak bu üzüntünün var olan tek sebebi, onların acısının kendisine acı çektirmesiydi. Vicdanımız başkalarına yaşattığı acının farkına varmaz, ta ki bize acı çektirene kadar. İstisnasız her durumda, başkasının acısını katiyen umursamayız, çektiği acı bizim rahatımızı bozana dek.
Y.A. Büyük Dürtü'nün, insanın kendi rızasını elde etmesinin gerekliliğinin farklı sonuçlarıdır onlar. Başka kılıklara girerler ve farklı ruh hallerine sahiptirler ama taktıkları maske ne olursa olsun, her zaman ayıı kişidirler. Diğer bir deyişle, insanı harekete geçiren itici güç -ki bu yalnızca bir tanedir- kendi iç huzurunu elde etme ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç sona erdiğinde, insan da ölür.
G.A. Budalalık bu. Sevgi-
Y.A. Sevgi dediğimiz şey o dürtünün, o yasanın en tavizsiz halidir. Sevdiğiyle arasına giren her canlıyı ve her şeyi harcar. Bunu öncelikle sevdiği için yapmaz, kendisi için yapar. Sevgi nesnesi mutluyken kendisi de mutludur, ki kendisinin farkında olmadan kovaladığı da budur.
İnsan kendinden razı olmadan huzura eremez.
Her ne pahasına olursa olsun, her türlü fedakarlığı yapmak pahasına, bu iç huzurun mümkün mertebe en büyük kısmını elde edecektir.