Rabia Göç

Çünkü arkanda olan seni çağırmıyordur artık.
Dün bir aynadır: Ders al ama içine düşme. Bugün bir sahnedir: Yaşa ama oyalanma. Yarın bir vadidir: Umut et ama erteleme. Geçmişe takılan, pişmanlığın zindanında yaşar. Geleceğin kaygısına kapılan, korkunun esiri olur. Ve sadece bugün de oyalanan, rahatın içinde çürür. Bilgelik, bu üç kapıyı dengeyle geçmektir: Dünden öğren, bugünü yaşa, yarına yürü. Hayat, taşıyamadıklarını bırakma sanatıdır. Eğer birini, bir şehri, bir hayali kaybettiysen bil ki bu eksilme değil, hafifleme. Bazı şeyleri arkanda bırakmak, ilerleyebilmek için şarttır. Unutma! Bir yükten kurtulmak, bazen bir duadan daha etkilidir. Ey yürüyen insan, arkana dönüp bakma. Çünkü arkanda olan, seni çağırmıyor artık. Bir kapı kapandıysa onu aralık bırakma. Rüzgâr oradan girer, yüreğini üşütür. Kendini aşağı çeken savaşlardan uzaklaş. Işığını söndüren dostluklardan uzaklaş. Seni durduran korkulardan uzaklaș. Ve unutma! Ruh, yalnız ileriye yürüyerek büyür.
Reklam
ALLAH BES, BÂKİ HEVES
İnsana şunu öğretir: Kimseye mutlak bağlanma çünkü her bağ, bir gün çözülür. Yalnız Allah kalıcıdır, diğer her şey emanet. Bir dostun, bir sevdanın, bir çağın bitişi; hepsi bir hatırlatmadır: "Allah bes, bâki heves!" Her ayrılık, bir olgunlaşma çağrısıdır. Kimseyi yitirmezsin aslında, sadece nasibini tamamlarsın. Her giden, sana bir ders bırakır; her kalan, bir sabır... Yüce Allah üç şeyi "güzel" sıfatıyla nitelemiştir: Güzel sabır, güzel ayrılış (terk ediş) ve güzel bağışlama. O hâlde şikâyetsiz sabret, incitmeden uzaklaş ve sitem etmeden affet....
BU BENİM İLE SENİN ARANDAKİ AYRILIKTIR
Mûsâ (as), Hızır'la (as) yürürken sabrı öğrenmişti; ayrılırken hikmeti kavradı. Insanın da hayatındaki her kopuş, onu olgunluğa çağıran bir imtihandır. Bugün insanlar ayrılığı, hastalık ya da travma; kopuşu ise eksiklik sanıyor. "Devam et" sloganlarıyla büyütülen bir çağdayız. Ama bazen iman, durmayı ve bırakmayı bilmektir. Modern insan kopamıyor: Bağlarından, acılarından, geçmişinden hatta kendi benliğinden. Oysa Kur'ân-ı Kerim'in öğretisinde kopmak bir son değil, bir tamamlanmadır. Ayrılık, bitişin değil; bilincin eşiğidir. İlişki, görevi tamamladığında çözülür çünkü her beraberlik, bir ilâhî maksat içindir. Görev biter, süre dolar ve kader der ki "Bu, benim ile senin arandaki ayrılıktır."
Âdem (as) günah işledi, ağladı. Gözyaşıyla yeryüzüne indi; toprakla kucaklaştı, secde etti, tövbe etti, affedildi. İblis günah işledi, kibirlendi. "Ben ateştenim!" dedi; ateşin kibriyle yandı, rahmetten kovuldu. Âdem'in gözyaşı cennetin kapısını açtı. İblîs'in sözü ise ebedi bir ayrılığın mührü oldu. Birinde itirafta incelik vardı, diğerinde gururda sertlik. Birinde "Ben suçluyum" diyen bir kulun boyun büküklüğü; diğerinde ise "Ben üstünüm" diyen bir nefsin isyanı... İşte o gün, insan ile şeytanın yolları ayrıldı. Ama ben itirafımı Allah'a yaparım, bazı aracı ruhbanlara değil. Günah çıkarmam, tövbeyle arınmayı seçerim…. Biri "düşüşünü" basamak yaptı, diğeri "yüksekliğini" uçurum.
Hikayesi Bilinmeyen Sessiz Kahramanlar (Nisa Suresi, 164)
"Sana anlatmadığımız peygamberler de vardır." Bu âyet sadece onlar için değil, görünmeden yaşayan bütün güzel insanlar içindir. İyilik yaptın ve kimse teşekkür etmedi mi? Sabır gösterdin ve kimse fark etmedi mi? Kırılmamayı seçtin, affettin, sustun ve dünya sessiz mi kaldı? O zaman bil ki sen o anlatılmayan hikâyelerdensin. Allah'ın kitabında isimler kadar sessizlikler de vardır. O sessizlikler, bilinmeyen sadakatlerin adıdır. Her peygamber bir kelimeyse onlar da Kur'ân-ı Kerîm'in susan cümleleridir. Ve her iyi insan, o suskun âyetlerin devamıdır. İnsan seni unutsa da gökyüzü seni unutmuyor. Melekler kaydediyor, rüzgâr taşıyor, toprak saklıyor. O hâlde bil ki görülmemen, kaybolmak değildir. Anlatılmaman, eksilmek değildir. İnsan bilmezse Allah bilir. Sonunda geriye şu kalır: Bir ad değil, bir iz. Bir gösteriş değil, bir dua. Bir kalabalık değil, bir samimiyet. Ve o zaman sen, insanların kitabında unutulmuş olsan bile Allah'ın defterinde anlatılanlardan olursun. Çünkü bazen en büyük peygamberlik, kimsenin bilmediği bir iyilikte gizlidir. "Ve sana anlattıklarımız da var, sana anlatmadıklarımız da."
Reklam