Yangın mı yanılgı mı bilinmez şu ateş
Yürür, yürür gözlerimden en derine
Bir zamanlar kömür diye sızlandığım
Sen değil miydin ey tutuştuğum, yandığım
Getir
Getir benim olsun kışlar, güzler
Orman dolusu baharlar sana, senden güzel kokmasın
Hor gördüğün sardunyalar sarsın kömürlerini
Anla sen diye ölüp bittiğimi...
Yollarına kuşlar düşürdüğüm, kör şairim!
Fanusa sızan yaşam değilmiş bildim.
Gelmedin...
Ümitlerim üşüdü bilmem kaçıncı bahar
Şimdi boş bir sandalye yanıbaşımda
Hayalin ısıtıyor soğumuş yavan kahvemi
Kahve yalnız içilir bilirsin
Bu eğik yürüyüşler, bu somurtkan yüz
Sevdiğim hayli çirkin hayli huysuzum
Dişlerim öyle eğreti duruyor ki sorma
Güldükçe biraz daha eksiliyorum.
Baktığın yerde değilim olmadım hiç
Saçlarım savrulmaz bir ağacın rüzgarında
Ben ki mutsuz evlerin sessiz çocuğu
Siyah yakışmaz benden başkasına.
Leyla ben olmak isterdim Mecnun
Bir şiir de benim için yak mısralarında dolanayım!
Ben ki okyanusta nefessiz balık...
Muhtaçlığım biraz da bundandır.
Bekleyen, hep bekleyen, ebedi bekleyen...
Kuş ölmedi biliyorum böylesi daha güç