Rabia Manas

Sana dünyanın en güzel şiirini yazsam yazımın çirkinliğine bakarsın. Artık ne ben şiir yazarım ne sen bana bakarsın. Acın büyük acın başka çok başka. 'Aşkın aştı beni...
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir kere olsun görsem kendimi kendi dışımdan.
Bir köşemiz vardı bizim, orada itilmiş bir muhitte Bayağı şahsiyetler ve çoğu bigâne gariban-ca bazısı Ker şefin âmâ orkestrası Öyle inanılmaz öyle ürkünç öyle dayanılmaz İniltiler ki arşı delen ufuklara karışan Terliği kopmuş kız bisikleti çalınmış çocuk ağlar Evde baba korkusu tanrıdan da öte "Mala gelmesin cana gelsin" küçük zihinlerin temennisi ne çare Kadınlar kapı önlerinde ta ki kocaları gelene dek Koca korkusu babadan da öte İki artı bir evler iki gam bir keder Huzur kız çocuğu gibi çekyatta yatar Keder rahat etsin diye sessizce gider Yüzüne bakılmayan renkler vardır buraya özel Muhabbet kuşları solgundur utanır uçamazlar Kafeste yaşam yeğdir görülmekten Yaşamamak yeğdir görülmekten. Çiçekli yol hayaliyle yürünen kirli kaldırım taşları şahittir Başımın nasıl eğildiğine ve nasıl kalktığına Ben ki nefret ettim kibrimden affettim evimi Soğuk bozuk emaneten duran kapı şahittir Kalbimde vedanın çarpıntısı gözümde ışıltılı yol Affetmedim kendimi yol batsın en dibe Öfkem ah nefsimin kölesi bat sen de en dibe. Tanrım çiçekli yol bağışla itilmiş muhite. Rabia Manas
1000Kitap
Kör Şair
Yangın mı yanılgı mı bilinmez şu ateş Yürür, yürür gözlerimden en derine Bir zamanlar kömür diye sızlandığım Sen değil miydin ey tutuştuğum, yandığım Getir Getir benim olsun kışlar, güzler Orman dolusu baharlar sana, senden güzel kokmasın Hor gördüğün sardunyalar sarsın kömürlerini Anla sen diye ölüp bittiğimi... Yollarına kuşlar düşürdüğüm, kör şairim! Fanusa sızan yaşam değilmiş bildim. Gelmedin... Ümitlerim üşüdü bilmem kaçıncı bahar Şimdi boş bir sandalye yanıbaşımda Hayalin ısıtıyor soğumuş yavan kahvemi Kahve yalnız içilir bilirsin Bu eğik yürüyüşler, bu somurtkan yüz Sevdiğim hayli çirkin hayli huysuzum Dişlerim öyle eğreti duruyor ki sorma Güldükçe biraz daha eksiliyorum. Baktığın yerde değilim olmadım hiç Saçlarım savrulmaz bir ağacın rüzgarında Ben ki mutsuz evlerin sessiz çocuğu Siyah yakışmaz benden başkasına. Leyla ben olmak isterdim Mecnun Bir şiir de benim için yak mısralarında dolanayım! Ben ki okyanusta nefessiz balık... Muhtaçlığım biraz da bundandır. Bekleyen, hep bekleyen, ebedi bekleyen... Kuş ölmedi biliyorum böylesi daha güç
Şiir
Karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle.
Söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını Yeniden bir Nil olup taşar mıyım çöllere Kim giydirir başıma tacını nihayetin Kim takar bileğime hürriyet künyesini Karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle.
Şiir