Sırf en sevdiklerim, tam da onlara tahammül edemediğim anlarda kendi mutsuzluklarıyla yüzleşmesinler diye ne çok yalan söylemem ya da çenemi tutmam gerekmişti.
Kırlangıçları bile konuşmaya değer bulmuyorsa ve düşünceleri ayak parmaklarının olduğu yerde değil de başka yerlerde dolaşıyorsa, gözlerine hangi kara meyvenin çöktüğünü sormanın ne alemi var.