çeviriler sırasında şiirlerin verdiği hisler ister istemez düşebiliyor. anlamının derinliği kayboluyor. çok çok sevdiğim şiirler oldu ama aynı zamanda ısınamadığım öylesine okuyup geçtiğim şiirler de oldu. ayrıca çevirmenin başta hazırladığı otuz küsüre yakın sayfalık sunum gerçekten kitabı elimden atmak istememe sebep oldu. şiir kitabı bu. bırak okuyan ne hissetmek istediğine kendi karar versin. şiirlerden çok etkilenirsek zaten yazarı, hayatını ve ne şartlar altında bu satırları kaleme aldığını araştırıp okuruz. ama çevirmen otuz sayfa boyunca "savaş sırasında yazmış gerçekten harika" vb. cümleler kurunca dikkat dağınıklığı oluyor ve okuma isteğim kaçıyor.