piedra

piedra
İnönü, cumhurbaşkanlığına geldikten sonra diktatörlüğü artırdı, "tek millet, tek parti, tek şef" diye bir sistem kurdu. Millet o demekti, parti demek o demekti, bunun tek adı faşist diktatörlüğü idi, polis devleti idi. (...) Basın bile onun elinde ve onun emrindeydi. Resmen sansür yoktu. Ama bakanlar ve Basın-Yayın Genel Müdürlüğü hemen her gün gazetelere direktifler verirdi. Bu direktiflere uymayanların gazeteleri kapanmak tehlikesindeydi.
Sayfa 261·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Milli Şef İsmet İnönü'nün damadı Metin Toker'den:
Başka emirlerde ise, Milli Şef, hatta Milli Şef'in ailesiyle ilgili haberlerin büyük verilmesi bildiriliyordu. Bu, mutlak hâkim İsmet İnönü'nün kudretini dosta düşmana gösterecekti. Bundan dolayıdır ki, bütün harp yılları esnasında, Cumhurbaşkanını bir konserde, bir temsilde, at yarışlarında gösteren fotoğraflar, "devlet zoru" ile gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlandı. (...) Gene gayet iyi hatırlarım...Bir gün Cumhuriyet gazetesine Basın Müdürlüğü'nden telefon edilmişti ve Sayın Bayan İnönü'nün İstanbul'a teşrifleri haberi, birinci sayfada değil de, iç sayfada verildi diye bir güzel zılgıt geçilmiştir.
Sayfa 263·Kitabı okudu
Hitler, şüphesiz bir fani vatandaşa milli kahraman vasfı kazandıran bütün her şeyi yapmıştır. Almanya onun şahsında bütün davaları tahakkuk ettiren bir şef bulabilmiştir. Zayıf ve mağlup Almanya'nın en karışık, en buhranlı ve en düşük günlerinde bir avuç arkadaşı ile mücadeleye girişen Hitler, yalnız kendi milletine siyasi hak müsavatı(eşit siyasi hak) kazandırmak, yeni bir ordu vücuda getirmek, toprak istiklallerine nihayet vermekle kalmamış, Alman ırkı birliğini hemen temin etmiştir...Kendi eti böyle bir şefin ellinci doğum yıl dönümü için ne kadar şenlik yapsa hiç kimse bunu mübalağalı addedemez...
Sayfa 255·Kitabı okudu
Nazilerin propaganda çalışmaları çok etkiliydi. Propaganda en çok demokrasiyle zaten ilişkisi olmayan otoriter eğilimli kişileri kolayca etki altına alıyordu. 1939 Nisan ayında Hitler'in doğum günü kutlamaları için Türkiye'den bir grup gazeteci ve siyasetçi Almanya'ya davet edildi. Nadir Nadi, Falih Rıfkı Atay, Hüseyin Cahit Yalçın, Necmettin Sadak ve Ali Fuat Cebesoy Almanya'ya gittiler.
Sayfa 255·Kitabı okudu
Tehlike solda değil, sağdadır. Siz sağa göz yumuyor, sola vuruyorsunuz. Memlekette milliyetçilik perdesi altında ırkçılık, Nazizm propagandaları yapıldığını neden görmüyorsunuz?
Sayfa 240·Kitabı okudu