Özetle
10/10
·400 syf.··
2026 14. kitabı
Kitabın Özü: İnsanların büyük kısmı korku (parasız kalma endişesi) ve açgözlülük (daha çok kazanıp daha çok harcama arzusu) kıskacında sıkışır. Buna "Fare Yarışı" (Rat Race) denir. Sabah işe gider, maaş alır, fatura öder ve bu döngüyü ömür boyu kırıcı bir rutinle tekrarlarlar. Zenginler ise bu döngüyü ilk andan itibaren reddeder; kazandıkları parayı kendilerine pasif gelir üreten birer "işçi" olarak sisteme sürerler
1000Kitap
Zengin Baba Yoksul BabaRobert T. Kiyosaki · Alfa Yayınları · 20259,2bin okunma
8/10
·176 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:00
Agatha Christie’nin 1936 yılında yazdığı Briç Masasında Cinayet, okurken sürekli “Tamam katili buldum galiba…” deyip birkaç sayfa sonra fikrimi değiştirdiğim bir kitap oldu. Bir ara benim için herkes katildi gerçekten… Kitapta Bay Shaitana adlı gizemli ve zengin bir adam evinde bir briç partisi düzenliyor. Ama bu sıradan bir davet olmuyor tabii… Çünkü gecenin sonunda ev sahibi Bay Shaitana öldürülüyor ve briç masasındaki dört kişi; Bayan Lorrimer, Anne Meredith, Geoffrey Roberts ve Binbaşı Despard şüpheli hâline geliyor. Kitapta Hercule Poirot, Müfettiş Battle, Albay Race ve Ariadne Oliver birlikte olayı çözmeye çalışıyor. Açıkçası bu kadar farklı soruşturmacının aynı kitapta olması çok hoşuma gitti.  Bir de kitaptaki, polisiye kitaplar yazan kadın yazar  Ariadne Oliver karakterini çok sevdim. Agatha Christie’nin bu kadın karakter üzerinden kendi bazı kitaplarına göndermeler yapması çok hoşuma gitti. Eğer o bahsedilen kitapları, Briç Masasında Cinayet kitabını okumadan önce okuduysanız o küçük nükteleri hemen farkediyorsunuz ve yüzünüzde tatlı bir tebessüm oluşuyor. En azından benim öyle oldu. Agatha Christie’nin dili her zamanki gibi çok akıcıydı. Sayfalar hızlı ilerledi ama aynı zamanda sürekli ipucu verdiği için dikkatli okumak gerekiyor bence. Sürekli “Aman bir şeyi kaçırmayayım” hissiyle okudum. Ben kitap boyunca sürekli değişik değişik teoriler kurdum ama yine ters köşe oldum. Polisiye sevenlere kesinlikle öneririm. Özellikle kapalı ortam gizemi, bol şüpheli karakter ve zekice kurgulanmış olayları seviyorsanız bu kitap tam o hissi veriyor.
Alıntı
Briç Masasında CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20203,238 okunma
Reklam
10/10
·336 syf.··
2026 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:36
güzeller güzeli linet ve eşi simon balayı için gittikleri mısır tatilinde hiç karşılaşmak istemedikleri eski bir dostla karşılaştıklarında balayıları mahvolur. neyse ki gemide poirot ve dostu albay race vardır. - uzun zamandır agatha okumuyorum, o kadar özlemişim ki!!! uzun uzadıya diyebileceğim çok bir şey yok, bu sefer katili bulduğuma dair kendime olan güvenim aşırı yüksekti. yine olmadı sjzjsjzösj ayrıca cornelia’yla kitabın sonlarına doğru olanlara bayıldım, çok tatlıydı yahahahahe
1000Kitap
Nil'de ÖlümAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20245,5bin okunma
A Critical Review of Humankind
8/10
·456 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 14:41
Rutger Bregman’s book Humankind is one of the books that questions negative ideas about human nature and makes readers think. For many years, many people believed that humans are naturally selfish, bad, and only care about themselves. However, Bregman does not agree with this idea. According to him, human nature is not as dark as people think. Instead, people are more willing to help each other, understand others’ feelings, and do good things. In the book, the author supports these ideas with many examples from wars, psychology experiments, history, and biology. One of the best parts of the book is that it gives hope about humanity. Still, when I finished the book, I did not only feel admiration. On one side, I was happy to read it because it made me think differently. On the other side, some of the author’s ideas felt too optimistic to me. Because of this, the book was both interesting and questionable for me. One of the strongest parts of the book is that it makes people question ideas about human nature that many accept without thinking. Today, we often see violence, murder, wars, and fights on television, social media, and in the news. After some time, people start to believe that the world is full of bad people. At this point, Bregman asks an important question: If humans were really bad by nature, how could societies survive for so many years? A big part of human history was shaped by helping each other, working together, and surviving together. From this side, the writer’s ideas are important and meaningful. His ideas against the belief that humans are naturally wild are especially interesting. Today, when someone behaves badly, people sometimes say, “Did you grow up in a cave?” However, Bregman says that hunter-gatherer societies were not as violent as many
Çoğu İnsan İyidirRutger Bregman · Mundi Yayınları · 2024408 okunma
10/10
·176 syf.··
2026 128. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 02:18
Oldukça havalı biri olan Bay Shaitana evinde bir briç partisi düzenler. Ev sahibinin ansızın öldürülmesi, eğlenceli briç partisini bir cinayet soruşturmasına dönüştürür. Partiye davetli olan dört soruşturmacı -Hercule Poirot, Müfettiş Battle, Albay Race ve Ariande Oliver- diğer dört davetliden birinin cinayeti işlediğini düşünmektedir. Üstelik dört davetleninin de bu cinayeti işlemeleri için uygun fırsatları ve gizleyecek önemli sırları olduğu soruşturmalar sonucu ortaya çıkar. Acaba soruşturmacılar, hangi davetlinin ev sahibini öldürecek kadar önemli sırlar ve sönmeyen bir nefret taşıdığını bulabilecekler midir? Yoksa tüm davetliler ortak bir sırra ve geçmişe mi sahiptir?
Agatha Christie
Briç Masasında CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20203,238 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 1. kitabı
Robert Kiyosaki’nin bu fenomen kitabını bitirdiğimde, elimde bir finans kitabından ziyade, hayat boyu bize öğretilen "güvenli liman" algısını yerle bir eden bir balyoz tutuyormuşum gibi hissettim. Dilek Şendil’in sade ve akıcı çevirisi sayesinde, Kiyosaki’nin o hırslı ve öğretici tonu hiç kaybolmadan doğrudan bize ulaşıyor. 1000Kitap’ta bu kitaba dair çokça "zenginlik rehberi" yorumu görebilirsiniz ama ben işin biraz daha zihniyet ve psikoloji kısmına dokunmak istiyorum. İki Baba, İki Farklı Dünya: Kitabı okurken kendimi sürekli bir iç hesaplaşmanın içinde buldum. Bir yanda akademik başarının, diplomanın ve maaşlı işin kutsandığı "Yoksul Baba" figürü —ki dürüst olalım, çoğumuzun ailesi tam olarak buydu— diğer yanda ise parayı bir araç olarak gören, risk almayı bilen "Zengin Baba". Okurken bazı yerlerde babamla tartışıyormuşum gibi bir hisse kapıldım. Kiyosaki burada sanki şunu demek istiyor: "Okul size nasıl para kazanılacağını öğretir ama o parayı nasıl yöneteceğinizi ve paranın sizin için nasıl çalışacağını öğretmez." Bu gerçekle yüzleşmek hem biraz can yakıcı hem de ufuk açıcıydı. "Varlık" ve "Yükümlülük" Kavramı Üzerine: Kitabın beni en çok sarsan, "Hadi canım, bu kadar basit olamaz!" dedirten kısmı, varlık ve yükümlülük arasındaki o ince ama keskin farktı. Yıllardır "yatırım" sandığımız evlerin, arabaların aslında cebimizden para çıkaran birer yükümlülük olduğunu fark etmek, ekonomik algımı kökten değiştirdi. O sahnelerde yazarın bize anlatmak istediği şey şu: "Zenginler varlık edinir, orta sınıf ise varlık sandığı yükümlülükleri." Bu cümle zihnimde yankılanırken, harcama alışkanlıklarımı istemsizce gözden geçirmeye başladım. Korku ve Cehaletin Döngüsü: Kiyosaki’nin "Fare Yarışı" (Rat Race) olarak tanımladığı o döngü... Sabah işe git, faturaları öde, daha çok
Zengin Baba Yoksul BabaRobert T. Kiyosaki · Alfa Yayınları · 20259,2bin okunma
Reklam
Reklam