Emrah

Emrah
@radchbion
"Kitapların amacı, yaşamayı öğretmek değil, içinizde başka türlü yaşama isteği uyandırmaktır: kendi içimizde yaşama imkânını, yaşamın ilkesini bulmak..."
Çemberin içinde dönüp duruyoruz, kendi eserlerimizi bile tahayyül edemiyoruz. Demek ki eserlerimiz bizi aştı geçti, insanın dönüştürdüğü dünya bir kez daha insan zekasın­dan kaçıyor, hiç olmadığı kadar ölümün gölgesinde inşa ediyoruz binalarımızı, ölüme bizim şatafatımız miras kalacak, çıplak olma vakti yaklaşıyor, geleneklerimiz giysiler gibi birbiri ardına üzerimizden düşe­rek bizi çıplak bırakacaklar, ancak o zaman yargıla­nacağız, dışımız çıplak, içimiz boş, ayaklarımızın altında uçurum, başlarımızın üzerinde kaos.
Sayfa 4
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İçinde yaşadığımız şehirler ölümün okullarıdır, çünkü gayri insanidirler. Bu şehirlerin her biri uğul­tunun ve leş kokunun kesiştiği kavşaklar halini almıştır, her biri binalardan oluşan bir kaos olmuştur, bu şehirlerin içine milyonlarcamız yığılarak, yaşama nedenimizi yitirmekteyiz. Biz çaresiz bahtsızlar, kendimizi saçmalık labirentine iyi kötü girmiş hissediyoruz ve buradan ancak ölümüz çıkacak, çünkü bizim yazgımız daima çoğalmakta, tek amacımız da sayısızca ölmekte. İçinde yaşadığımız şehirler, çarkın her dönüşünde birbiri ardına hissettirmeden ilerliyor, birbirleriyle kaynaşma özlemiyle yanıp tutuşa­rak; bu yürüyüş mutlak kaosa doğru, uğultu ve leş kokusu içinde. Çarkın her dönüşünde arazi fiyatları artıyor, boş alanı yutan Iabirentin içinde plasman geliri şehir duvarlarını günden güne yükseltiyor. Paranın para getirmesi ve içinde yaşadığımız şehirlerin ilerlerlemesi şart olduğundan, her kuşağın evlerinin iki misli yükselmesi ve iki günde bir suların kesilmesi de meşrudur. Mimarların tek özlemi, bize hazırla­dıkları kaderden kaçıp kırda yaşamaya gitmektir.
Sayfa 3
Bila dil bi dil be, tûrikê parsê li mil be.
Sayfa 83
Dema ku tu bi hevalên xwe re yan ji bi kesekî din re pev diçi yan jî gotinên nebaş dikî, her gotineke nebaş di dilê mirovan de kulekê berdide. Ew mirovên ku êşiyane hezar carî te efû bikin jî ew kul û êş qet wenda nabin û tu caran mîna berê nabe. Ya girîng ew e ku mirov bi xwe karibe. Xwe kontrolkirin xwezanîn e. Mirovekî ku xwe zanibe ew li ber xwe dikeve û fedi dike. Mirovê ku fedî bike jî xirabî jê nayê.
Sayfa 81
Rastiyeke jiyanê heye, ew rastî car caran dibe îronî û derdikeve pêş mirovan ku, mirov him şaş dibe him jî bi wê lîstika jiyanê dikene.
Sayfa 71