Emrah

Kilise, Dünya'nın Evren'in merkezi olduğu konusunda ısrar­cıydı. Antikitede biriktirilen doğa hakkındaki bilgi yerini kesti­rimlere bırakmıştı. Pek çok insan Dünya'nın bir disk şeklinde ol­duğunu düşünüyordu. Güneş'in, Ay'ın ve gezegenlerin, dünyanın üzerini bir kubbe misali kaplayan gökyüzünde hareket ettiğine inanıyorlardı.
Sayfa 47
Reklam
Ortaçağın ilk yüzyıl­larında, sadece az sayıda insan yaşadıkları köylerinden çıkıp se­yahat ediyordu. Pek çok insanın sahip olduğu bilgi, çevresindeki en yüksek binadan, yerel kilisenin çan kulesinden görebildiğiy­le sınırlıydı. Diğer ülkelerle ilgili bilgiler kıt ve bölük pörçüktü. Uzun bir süre boyunca, Avrupalılar Avrupa dışında ne olup bittiği hakkında en ufak bir fikre bile sahip değillerdi ve genellikle uzak topraklar hakkında fantastik masallar uyduruyorlardı.
Sayfa 47
Uzak ülkelerin sakinleri. Bir ortaçağ kitabından. İnsanlar uzak ülkelerde egzotik hayvanların ve kuşların, at bacaklı ve köpek kafalı insanların ya da bir yumruk büyüklüğünde cücelerin yaşadığına inanıyordu. s.47 Ortaçağ Tarihi
Istırap çekmenin biyolojik olarak yararlı olması gibi basit bir nedenle ıstırap çekeriz. Bize değişim konusunda esin ver­mek için doğanın tercih ettiği bir araçtır. Belli derecede tat­minsizlik ve güvensizlik duyarak yaşayacak şekilde evrildik çünkü bu tatminsizlik ve güvensizlik yaratıcılığımızı körük­ler ve hayatta kalma konusunda çaba göstermemizi sağlar. Neye sahip olursak olalım tatminsiz olmaya ve ancak sahip olmadıklarımızla tatmin olmaya donatılmışız. Bu sürekli tat­minsizlik türümüzün mücadele etmeye ve elde etmeye, inşa etmeye ve fethetmeye devam etmesini sağlar. Yani ıstırabımız ve sefaletimiz insan evriminin bir hatası değil, bir özelliğidir.
Sayfa 29
Neticede hayat hakkındaki büyük haki­katler kulağa en tatsız gelenlerdir.
Sayfa 28