R.

R.
@rahimebykl
Matematik Öğretmeni
23 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Bir insanı diğer insana yaklaştıran şeylerden biri de onun hayallerini bilmektir.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bir gün yeni konuya geçmek yerine sınıfa problemler ya da alıştırmalar dağıp John Holt gibi, "Bu üniteyi bilmiyorsunuz. Soruları da zaten doğru cevaplamanız gerekmiyor. Sadece neler yapacağınızı görmek istiyorum," deyin. Bence ne zaman, neyi ve nasıl öğreneceğine bizim karar verdiğimiz bir sistemde en azından böyle bir dersi onlara borçluyuz. Sınıfınızda örgün eğitimin kurbanı olmayan ve şans eseri hâlâ özgürce düşünebilen birkaç öğrenci kaldıysa yeni konuya dair müthiş bakış açıları getireceklerdir. Zaten öğrencilerinizin derste verdiğiniz kuralları binlerce kez üzerinden geçmenize rağmen umursamamaları o kuralları kendilerinin üretmemesinden kaynaklanır. Neyse ki her anlattığınızı hatırlamadıklarına şükretmelisiniz. Sanki hep en işe yarar, hep en tarafsız şeyleri mi anlatıyoruz?
...Onlara herkes gibi nasıl davranacaklarını güzelce anlatırız ki diğerleri tarafından garipsenmesinler. Okullar ve öğretmenler özel öğrencilerin kuşanacakları bu yapay kişilikleri inşa etmekle görevlidir. Onlara normal(!) insanların davranış kalıplarından bir pelerin diker ve sosyal ortamlarda bunu giymeleri gerektiğini öğütleriz. Böylece özel çocuk, tüm hayatı boyunca sürecek bir role girmiştir ve bir dakika bile rolden çıkmaya hakkı yoktur.
Çocukların ellerinden problem çözme sorumluluklarını alırsanız özgürlüklerini de almış olursunuz. Her sorunu sizin çözmeye çalışmanız, onların kendi iradelerini harekete geçirmesini ve kendi çözüm önerilerini denemelerini engeller.
Joan Didion, "Ne düşündüğümü ne gördüğümü ve bunun ne anlama geldiğini anlamak için yazıyorum. Ne istediğimi ve neden korktuğumu anlamak için de," der.