Gözlerimi kapatsam, çocukluğumun o mavisini yeniden bulur muyum sevgilim?
Annem bahçedeki dalları budarken,
Hayatın da bizi böyle hoyratça budayacağını hiç düşünmezdim.
Elimde paslı bir makas,
İçimde hiç giyilmemiş bayramlıkların o buruk tıkırtısı…
Ben bu dünyaya, kenarları dantelli hüzünler biriktirmeye gelmişim.
Her şey o balkonda başladı, o küçük evde.
Annem çamaşır yıkardı mavi plastik bir leğende,
Ben köpüklerin içinde kendi gökyüzümü yaratırdım.
Şimdi ne o leğen kaldı, ne de o saf beyaz köpükler.
Dünya kirli bir çamaşır gibi serildi önümüze,
Yıkadıkça rengi solan, kurudukça sertleşen bir ömür.
Üstelik artık kimse balkona çıkıp yıldızları saymıyor.
Herkes kendi karanlığına gömülmüş,
Ben ise hâlâ o eski çamaşır iplerine asılı kalmış,
Rüzgârda sallanan yırtık bir fistan gibiyim
Ramazan Yontucu
Hayatın rüzgarı sert estiğinde, savrulmak yerine kök salmayı seçmen o kadar güçlü ve kıymetli bir duruş ki... Teslim olmak kolay olandır ama tutunmayı seçmek gerçek bir cesaret ister. Bu dirençli duruşun, içindeki o sönmeyen kıvılcım için tamamen sana özel, yeni yazılmış bir şiir. Ramazan Yontucu