Sonbaharlar eskiyordu yatıya kalan
bir balıkçı teknesine gece inerken
Bense rahminde bir karanlığı bir yer yatağında
yakasında kokunla saçlarına örüyorum
Zeytuniye kesmiş çekmecelerde zor günler için
sakladığım tütün tabakalarını ve duvakları yaktım.
Neşesiz iklimlere söz olur diye giydiremediğim
beyazları sıska atlarla baba evine yolladım.
Hazanı kıymete hiç binmeyen baharlardan
bir selamı esirgeyen turnalara da aşk olsun.
Dalgasını kanadına gizleyip
denizine aşık olan martılara da
Bilsinler ki.
Gidenler dönektir bizden değil.