Acıyorum ona. Yatağa bağlandığı günden beri ölmek istiyor,ölemiyor. Ölüme kavuşmak,ölümü düşünmeye hiç benzemiyor. Oysa uykuya dalar gibi bırakmak isterdi kendini ecelin kollarına.
Neyse ki hâlâ ara sıra ürperiyorum. Korku ve hastanenin ölümcül atmosferinde çözünen çirkin bir madde gibi bir gün seyrelip yok olma ihtimaline rağmen hayatın devam ettiği;sakin bir bedene hapsolmuş vahşi bir at gibiyim.