Şeyma

Şeyma
@rappertas
zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de bir süngü
Eğer bedenindeki her bir hücreyi tek tek saysaydık yaklaşık 30 trilyon gibi bir sayıya ulaşırdık. İşte olayın özü burada başlıyor. Sen aynaya baktığında tek bir canlı görsen de gerçekte aynaya bakan trilyonlarca canlı söz konusudur.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir bakım evinde bilinci kapanmış ölmek üzere olan hastaların beyin aktiviteleri incelendiğinde, bu kişilerin beyinlerinin dinletilen seslerdeki ton ve örüntü değişikliklerine normal bir beyin gibi yanıt verdiği görülmüş. Yani bir çok duyu işlevini kaybetmişken, işitme bir süre daha çalışmaya devam etmiş. O nedenle de ölüm anında en son kaybedilen duyunun işitme olduğunu düşünmüşler. Yani özetle, ses dalgasıyla doğuyor, ses dalgasıyla ölüyor ve yine bir ses dalgasıyla diriliyoruz. 
Hücrenin içine baktığımızda çekirdek stoplazma, mitokondri, ribozom, lizozom, hücre zarı gibi bir sürü yapı görürüz. Her biri görevi doğrultusunda mükemmel çalışır ama hiçbiri canlı değildir. Yani hücrenin içindeki her şey teorik olarak cansızdır. Eğer tek bir tanesi bile canlılığa ait özellikleri gösterseydi o zaman canlılılığın en küçük birimi hücre değil o yapı olurdu. İşte burada o müthiş soru ortaya çıkıyor. Bir sürü cansız materyal bir araya gelip de nasıl canlılık dediğimiz mucizeyi oluşturabiliyor? 
İnsanın nefesini görebilmesi ne güzel değil mi. Tıp dilinde nefes almaya inspirasyon, nefes vermeye expirasyon denir. İn eki içeriye, ex eki ise dışarıya doğru demek. Asıl kısım ise spirit kelimesinden köken alır. Spirit’in karşılığı ruh demek. Nefes ve ruh kelimelerinin birçok dilde iç içe geçmiş olması gayet anlaşılabilir bir durum. 

Şeyma

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.·
2025 6. kitabı
Serkan Karaismailoğlu
8.6/10 · 2.816 okunma