Bulutlar denize düşmekten korkmazlar çünkü (a) zaten düşemezler ya da (b) düşselerde batmazlar. Ama düşebileceklerine inanmakta özgürdürler ve isterlerse bundan korku da duyabilirler.
Heyecanlı, masum, sevgi dolu, ayakları yerden kesilmiş bir hayalperest evrenin neşe, ışık ve kusursuzluk dolu 1 yer olduğuna inanıyorsa ve yanılmışsa , öldüğünde ahmak olan hayalperest değil, evrendir.
Kaç kişi ne bildiğini ve neyi sevdigini öğrenemeden bir ömür yaşamıştır? Pek çok kişi. Sizin işiniz, onlardan biri olmamak.
Bazı doruklara ulaştıysanız size oralardan iniş yoktur, ama kanatlarınızı açın ve onların da ötesine uçun.
"Sadece hayal gücünüz mü? "
Elbette hayal gücünüz! Bu dünya sizin hayal gücünüzün eseri. Unuttunuz mu?
Zaman zaman gözlerinizi kapatıp o karanlıkta kendinize şöyle söylemek eğlencelidir :
"Ben 1 büyücüyüm ve gözlerimi açtığımda kendi yarattığım ve tek sorumlusunun sadece ve sadece ben olduğum dünyayı göreceğim "
Sonra göz kapakları 1 tiyatro perdesigibi açılır. Ve karşınızdaki şüphesiz sizin dünyanızdır. Tam da sizin inşa ettiğiniz gibi.
Sizi anlayan, oldugunuz gibi kabul eden Biriyle karşılaşmak için1 ömür boyu beklersiniz. Sonunda o Birisinin başından beri kendiniz olduğunu anlarsınız.
İlk günah, 'içinizdeki asıl sizi' sınılamaktır. Yapmayın.
Cehaletinizin işareti, adaletsizlik ve trajediye olan inancınızın derinliğidir. Tırtılın dünyanın sonu dediğine, usta 'kelebek' der.