Yalova olayından sonra Selefi düşünce yapısını anlamak için biraz okuma yaptım bugün. Tek bir cümlede özetlenebilir; Selefilik bağlamı ıskalıyor. Adamlarda bağlam krizi var resmen. Teori ile pratiği bağdaştıramıyorlar.
En büyük iki çıkmazdan biri literalist yaklaşım. Yani ayet ve hadisleri aklî veya felsefi yorumlara (te’vil) tabi tutmadan, kelime anlamlarıyla kabul etmeleri. Bu yaklaşım çelişkilerle dolu bir bağlam krizi yaratır.
Diğer ikinci çıkmaz ise mezhep ve taklit reddi. Delil (ayet/hadis) neredeyse hüküm odur yaklaşımı var. Burada diyelim ki mezhep ve taklidi reddettik, ortaya bir otorite boşluğu çıkıyor. Bu otorite boşluğunu akıl yürütme ile doldurdun diyelim; ilk çıkmazdaki bağlam (context) sorunu bir duvar gibi çarpıyor. Çünkü zaten sen literalist yaklaşım ile yorumluyordun Kuran’ı.
Diyelim literalist yorumlamadan kaynaklanan nakıslık görmezden gelindi, kendi kendinin müçtehidi olundu, bu durumda ise inananlar arasında yorumlama konusunda bir konsensus, bir uzlaşı zaafiyeti olacağı için toplum yine kaosa sürüklenecek.
Özetle kendi içerisinde çelişkilerle dolu bir düşünce düzeni, hatta düşünce düzensizliği diyebiliriz.