Ratio

Kapitalizm - Devlet - İslam
Kapitalizm bir metanın ne kadar işinize yaradığına veya ne kadar sevdiğinize göre yani ne kadar istekli olduğunuza göre o metaya değer biçer. Adalet ve ahlak ise o metanın değerini maliyet ve maliyetin oranlı kârı ile belirler. Devletler vergilerini vatandaşlarından sermayesi üzerinden değil geliri üzerinden alır. Bu yüzden fakir varlıkça zenginden daha çok vergi ödemiş olur. Adalet ve ahlak ise gelirin tasarrufunu bireylere bırakarak kimseyi sıkıntıya düşürmez. İslam adalet ve ahlak dini olduğu için iktisatta bu kurallar geçerlidir. Çünkü İslam kolaylık dinidir.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Planck Zamanı ve Paralel Evrenler
Planck zamanı evrendeki kuvvetlerin hepsinin birden gerçekleşebildiği en kısa zaman birimidir. Yaklaşık 10 üzeri -43 saniyedir. Bunu şöyle düşünebiliriz. Saniyede 50 tur dönen helikopter pervanesinin 50 Hertz videoda dönmüyor gibi gözükmesidir. Sebebi 2 video karesi arasında bir tam tur dönmesinden kaynaklanır. Kamera hareketi algılayamaz, hareketsiz sanar. Bu aralık insan gözü için yaklaşık 80 milisaniyedir. Bu da saniyede 24 kareye tekabül eder. Film saniyelerinin 24 kareden oluşmasının sebebi budur. İşte Planck zamanı da evrende algılayabileceğimiz en kısa zaman birimidir. Nasıl ki videolar ardarda eklenmiş karelerden oluşan bir ilüzyonsa bizim algıladığımız evren de böyle bir ilüzyondur. Yani gerçeklik içinde bilgisel varsayımlarla inşa edilen sanal bir dünyadır. İnsanlar alemi tamlamasındaki alem Arapça kökenli bir kelimedir. İlim kökünden gelir ve içinde bilgisiyle yaşanılan evren demektir. Yani bitkilerin alemi aslında kendi içlerinde bambaşka bir evren demektir. Özetle toparlamak gerekirse biz de Planck zamanında insanlar alemine sıkışmış varlıklarız. Bugün teorik fizikteki paralel evrenler de birer farklı alemden ibarettir. Hepsi iç içe geçmiş aynı gerçeklikte ama farklı bilgi alemindedirler.
Bilim
Zaman kaderi örter, Cılız ruhlarımız için. Kader iradeyi örter, Aciz akıllarımız için.
1000Kitap
"Cennet küçük küçük biriktirilir." Abdülaziz Kıranşal
Din
İstanbul Depremi Hakkında Bazı Düşünceler
Müstakbel İstanbul depremindeki can kayıplarını önlemek için deprem önceden suni olarak gerçekleştirilebilir. Ancak ekonomiye çok olumsuz etkisi olur, sonuçta yine de insanlar ölmez. Eğer kendiliğinden olursa hem ekonomiye çok olumsuz etkisi olur, hem de milyondan fazla can kaybı olur. Nasıl yapabilir. Şehir tahliye edilip kritik fay noktalarına, deniz tabanının altına yeterli nükleer bomba yerleştirilerek tetiklenebilir. Türkiye zarardan kâr etmek istiyorsa bunu yapmalı. Çünkü kentsel dönüşüm hiçbir zaman depremin zararları için kalıcı bir çözüm olmayacaktır. Bir diğer mesele böyle bir afetin ardından şehre dünyanın dört bir yanından gelecek olmaları. Avrupa ülkeleri, ABD vs. Yardım için olan kısmı güzel fakat bu işlerde her zaman başka planlar da yapılır. Örneğin tarihi eserlerin ortadan kaybolduğunu görebiliriz. Bazı çocukların cesetleri hiçbir zaman bulunamaz(çocuklar yurtdışına kaçırılır), Ayasofya gibi değerli tarihi yapılar tarihe gömülür, Anadolu şehirleri, TSK, vs yardımla ilgilenirken ülke savunma açısından dışarı karşı zayıf hale gelebilir. Sanayi ve ihracat bu bölgede olduğu için ülke ekonomisi yıllarca kendine gelemez, IMF gibi kredi fonlarına mahkum kalınır. Görüldüğü gibi bunlar ve bunların dışında da birçok zararları olacaktır. Eğer kontrollü bir şekilde yapay olarak tetiklenirse Türkiye büyük bir gelecek buhranından kurtulur. Tabi ben böyle bir şey yapılacağına pek ihtimal vermiyorum, her alanda günü kurtarma stratejisi güden devlet, bugün yalnızca akşam kasada biriken vergiyi gözetliyor.
1000Kitap