O gece, annemle babam birlikte ama ayrı ayrı beni yatırıp ışığı söndürdüğünde yatak odamın tavanında parlak bir yıldız galaksisi gördüm. Rose karanlıkta parlayan kıymetli çıkartmalarıyla kendi odası yerine benimkini süslemişti.
"İyi geceler, ufaklık," diye fısıldadı kapıdan.
"Neden?" diye fısıldadım.
"Çünkü sen de yıldızları görmeyi bizim kadar hak ediyorsun."
John Lennon'ın radyoda Noel'le ilgili şarkılar söylediğini ve annemin onun ölümüne hâlâ çok üzüldüğünü söylediğini anımsıyorum. John Lennon'la arkadaş mıydı diye sormuştum; insanların hiç tanımadıkları birinin ölümüne üzülmesini anlayamayacak kadar küçüktüm.
Ailelerimizle anılar yaratırız. Bazen zaman içinde onları olduklarından daha fazlalarmış gibi göstermek için birbirine iliştiririz. Onları paylaşır ve paslanmaya başladıklarında bile bir hazineymiş gibi sıkı sıkı sarılırız. Bazen o anılar hafızamızda şekil değiştirir, bazen onları gerçekte oldukları gibi görebilme yetimizi kaybederiz. Kimi zaman, sanki gerçekten paylaşılmamışlar gibi, aynı anıları bambaşka hatırlarız..