Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
Neredeyse herkes geleceği bekliyor, eğer gelecek bir an evvel gelse sanki her şey daha güzel olacaktır. İnsandaki gelecek beklentisi, şimdiki anı yaşamaması için hazırlanmış bir tuzaktır. Bir yerden bir şeyin geleceği yok. Gelecek olan geldiğinde, insan beklediği yerde olmayabilir ve çoğunlukla da olmaz zaten. İnsanlardaki gelecek beklentisi, toplum mühendisleri tarafından uydurulmuş bir kuruntudur. Oysa insan, her ne arıyorsa yakınında ve şimdiki zamanda aramalı; yakınında ve şimdide yoksa hiçbir yerde yoktur. İnsan hiçbir şeyi ertelememelidir, ertelenmiş, yaşanmamış bir geçmişin telafisi yoktur. Her şey geçip gidiyor ve dünyanın kahrı bitmiyor.
Sayfa 58
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkesin mutlu olacağı bir dünya, bu dünya değil, belki de başka gezegenlerde olan bir yerdir. Geçmişte yapılan devrimler insanlara daha mutlu bir yaşam sunmadı. Aynı düşünce ve yöntemlerle yeniden yeniden deneme girişimleri de tarihi yazboz tahtasına çevirdi. Türkiye'de solcu sosyalistler tam yüz yıl denediler, olmadı. Böyle giderse ikinci yüzyılda da olmayacak. Her yenilgi sonrası, "Denedik olmadı, bir daha deneriz!" diyenler, öyle tahmin ediyorum ki kendilerine bin yıllık bir hayal kurmuşlar. Biz onlar gibi bin yıl bekleyecek kadar ölümsüz insanlar değiliz. Biz ânı, günü ve zamanı yaşayanların safındayız. Şu üç günlük dünyada, sanki üçüncü günün içindeymişiz gibi yaşamaya çalışıyoruz. Tüm çabamız, bir gün gidersek geriye hoş bir seda bırakmaktır...
Sayfa 57
Evliysen eşinle eşit ilişki kuracaksın. Kendine ne istiyorsan, eşine de onu isteyeceksin. Çocuğun varsa öncelikle ona iyi bir ebeveyn olacaksın. Çocuğu annesine bırakıp yok öyle sokağa devrim yapmaya gitmek. Eğer yaptığın şeyin doğruluğuna inanıyorsan, öncelikle aileni de katmalısın o doğru işlere... Esasında eşitlik, özgürlük, güzellik denilen şey, her şeyden önce kendinde, ailende, gündelik yaşamında kurabilmek olmalıdır önceliğin. Ailelerinde bu düzeyli ilişki biçimlerini sürdüremeyenlerin çoğu, kendilerinden ve evlerinden kaçıp sokaklarda devrim yapmaya çıktılar. Solun ve devrimcilerin ilk trajedisi de budur bence. Evden çıkarken yanlış çıktıkları için doğru işler yapamadılar. Evde baba otoritesine kızıp devrim yapmaya gidenler, günün sonunda eve döndüklerinde babalarından beter aile düzenleri kurdular.
Sayfa 56
Özlem de sol edebiyat çevresinde sansüre maruz kalan bir yazardır. Sol mahalleyi eleştirdiği için değil, suçu benim eşim olmasıdır.
Sayfa 54
Çünkü artık biliyorum, bir ülkede hapishanelerde durum iyi değilse, dışarıda da iyi değildir. Ben bu saçları hapishanede ağarttım. İçeride kan akarken, dışarıda bahar olmaz.
Sayfa 47