Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
Eğer devlet ölüp gitmiyor, aksine giderek daha da despotlaşıyorsa, eğer işçi sınıfının tam yetkili elçileri bürokratikleşiyorsa ve bürokrasi yeni toplumun üzerine yükseliyorsa, bunun sebebi geçmişten devralınan psikolojik kalıntılar, vb. gibi ikincil nedenler değil, sahici eşitliği garanti altına almak olanaksız olduğu sürece ayrıcalıklı bir azınlığı doğurmak ve desteklemek için varolan katı gerekliliktir.
Sayfa 76
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En ileri kapitalist temel üzerine Amerika'da kurulacak bir sosyalist devlet bile, derhal herkesin tüm gereksinmelerini karşılayamaz ve dolayısıyla da herkesi mümkün olduğu kadar çok üretsin diye mahmuzlamaya zorlanır. Bu koşullarda "teşvik" görevi doğal olarak devlete düşer ki o da kaçınılmaz olarak çeşitli değişiklik ve yumuşatmalarla, kapitalizmin geliştirdiği emeğin karşılığının ödenmesi yöntemlerine başvurur.
Sayfa 74
Şimdiki sovyet devletinin niteliğini nasıl yorumlarsanız yorumlayın, tartışma götürmez bir gerçek vardır ortada: varlığının yirminci yılında yalnız ölüp gitmemiş değil, "ölüp gitmeye" başlamamıştır bile. Daha kötüsü, şimdiye kadar emsali duyulmamış bir zorlama mekanizmasına dönüşmüştür. Bürokrasi yalnızca yerini yığınlara terkedip yok olmamakla kalmamış yığınlara egemen olan denetimsiz bir güç haline gelmiştir. Ordu, silahlı halka yerini terketmemiş, mareşallerle taçlandırılmış ayrıcalıklı bir subay sınıfını doğurmuş, "diktatörlüğün silahlı desteği" olan halk ise artık Sovyetler Birliği'nde patlayıcı olmayan silah taşımaktan bile menedilmiştir.
Sayfa 73
Rusya kapitalizm zincirinin en kuvvetli değil, en zayıf halkasıydı.
Sayfa 70
Ama gerçekler, "askeri komünizm" programı ile artan ölçüde çatışıyordu. Üretim sürekli olarak düşüyor ve bunun nedenini yalnız savaşın yıkıcılığı değil, aynı zamanda üreticiler arasındaki kişisel ilgi itkilerinin bastırılması da oluşturuyordu. Kentler kırsal kesimlerden tahıl ve ham madde talep ediyor, karşılığında ise eski anıların verdiği alışkanlıkla adına para denilen renkli kağıt parçalarından başka bir şey vermiyordu. Ve mujik, depoladıklarını toprağa gömüyordu. Hükümet silahlı işçi birlikleri gönderiyordu, tahıl için. Mujik daha az ekiyordu. 1921 yılının sınai üretimi, iç savaşın hemen ardından en fazla savaş öncesi rakamlarının beşte birine ulaşıyordu. Çelik üretimi 4.2 milyon tondan 183 bin tona -yani eski rakamın 1/23'üne- düşmüştü. Toplam tahıl hasadı 801 milyon kentaldan 1922 yılında 503 milyona düşmüştü. O yıl korkunç bir açlık yılıydı. Aynı dönemde dış ticaret 2.9 milyar rubleden 30 milyona düşmüştü. Üretici güçlerdeki yıkılış, tarihin tanık olduğu tüm örneklerini aşıyordu. Ülke ve onunla birlikte hükümet, uçurumun tam kenarına gelmişti.
Sayfa 49