Merve K, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

"Dikkat ettin mi, bugünlerde insanlar birbirlerini nasıl incitiyorlar?"

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 58)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 58)
Merve K, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

"Ah onlar benim eksikliğimi hissetmezler," dedi Clarisse.

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 57)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 57)
Merve K, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

"Digerleri bunu asla yapmazdı.Digerleri ben konuşurken,terkedip giderdi. Ya da tehdit ederlerdi. Kimsenin bir başkasına ayıracak zamanı yoktur. Bana katlanan ender kişilerden birisin."

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 50)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 50)
Nesrin Ay, bir alıntı ekledi.
16 Eki 17:29 · Kitabı okuyor

Fahrenheit 451: Kitap kağıtlarının yanıp tutuştuğu sıcaklık derecesidir.

Fahrenheit 451, Ray BradburyFahrenheit 451, Ray Bradbury

Her zaman uçurumdan atlamalısın, kanatların sonradan çıkar.
Ray Bradbury

Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
14 Eki 11:24 · Kitabı okumayı düşünüyor

“Ama ölüm nedir?
Başka bir oda mı?
Mavi bir oda, yeşil bir oda,
şimdiye kadarki bütün odalardan daha büyük bir oda!
Ama anahtarı nerede?”

Sonbahar Ülkesi, Ray BradburySonbahar Ülkesi, Ray Bradbury
Meltem Tekeli, bir alıntı ekledi.
13 Eki 21:54 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Ne de olsa, zaman bir kez geçince onun işi bitmiştir. Daima şimdiki zamandasınızdır. Bir zamanlar küçük bir kız olabilirdi, ama şimdi değildi. Çocukluğu gitmişti ve hiçbir şey onu geri getiremezdi.

Karahindiba Şarabı, Ray Bradbury (Sayfa 113)Karahindiba Şarabı, Ray Bradbury (Sayfa 113)
Oğuz Aktürk, Fahrenheit 451'i inceledi.
 13 Eki 18:24 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Beni yak, kendini yak, her şeyi yak.

1954'te ilk olarak Playboy dergisinin sayfalarında boy gösteren Fahrenheit 451, bundan tam 63 yıl sonra da kitaplığımın sağ alttan 3. rafında günümüzden 500 yıl sonrasını anlatmak için boy gösteriyordu. Dile kolay 63 yıl onu hiç yaşlandırmamıştı sanki. Ebeveynlerimle tam olarak yaşıt olan Fahrenheit 451 sanki yerinde dururken bile bana o kadar yıllık deneyimiyle bir şeyler anlatmaya çalışıyor gibiydi kibritli ve alevli kapak tasarımıyla. "Beni okumazsan Sezen Aksu'dan Her Şeyi Yak parçasını açar ve sana bütün kitaplarını yaktırırım ulan!" diyordu sanki yerinden. Ve onu elime aldığımda kitaplıktaki yüzlerce diğer kitap bir tek ondan korkar oldu. Hayvan Çiftliği'ndeki hayvanlar o çok hayal ettikleri değirmeni kurmayı bırakıp yanmamak için çiftliklerine sığındılar, Küçük Prens kitabın üstündeki kibritleri gerçek sandı ve zaten küçücük olan gezegenine beğenmediği dünyadan insanları çağırarak yanmamak için ısı izolasyonu yaptırdı, Kürk Mantolu Madonna olan Maria ise yaz kış giydiği kürk mantosunun içinde zaten aşkın ateşinden patladığı için Fahrenheit sonsuz derece de olsa yanmaya hazır bekliyordu. Bir tek Umberto Eco'nun Gülün Adı kitabındaki kütüphane bu kitabı dört gözle okumamı bekliyordu.

Bir gün bütün polislerin olayları durdurmak yerine olayları çıkaranlardan olduğu, bir gün bütün ambulansların hastaları tedavi etmek yerine hastaları öldürdüğü, bir gün bütün itfaiyelerin de yangınları söndürmek yerine yangınları çıkaranlardan olduğu ters mantıkların dünyası. Bu distopyada 155'e, 112'ye, 110'a yer yok. Acil durumda aranacak ilk numara sensin çünkü.

Artık Burger King'in "Ateş seni çağırıyor!" reklamında da, yazın apaçilerin giydiği ateş desenli şortta da aklıma ilk Fahrenheit 451 gelecek. Çünkü ihtimal dahilinde bile olsa kitapların dünyada yakılmış, yakılıyor ve yakılacak olması insanın geleceğini kömür renginde karartan bir olgudur. Zaten fizikçi Pierre Curie geçmişte yakılmış her türlü kitap için şu sözü dememiş midir? : "Endülüs Kütüphanesi'nden otuz kadar kitap kurtuldu, onlarla atomu parçaladık. Eğer yakılan bir milyon kitabın yarısı kurtulmuş olsaydı, şu anda galaksiler arasında geziyor olurduk."

Belki ne Endülüs Kütüphanesi'ne ne de Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi'ne sahip olabiliriz evet, ama distopya olarak gördüğümüz süreçleri birilerinin ütopyası olarak görmesini engellememiz bizim hayat gayemiz olmalıdır. Ağaçların rant uğruna kesilmesi kitap yakmakla eşdeğer değil midir? Onların ütopyası ağaç kestikleri alana hafriyat kamyonlarını yollamaksa bizim de ütopyamız en büyük hafriyat kamyonumuz olan ruhumuzu ve beynimizi aktif olarak kullanmaktır. Çünkü Fahrenheit 451'in başrolü Montag gibi her ne olursa olsun fikirlere kurşun işlemez. Sisteme ve medyanın Requiem for a Dream misali çekiciliğine her ne kadar savaş açarsak distopya-ütopya dengesinde de o kadar mantıklılaşır, o kadar ütopikleşiriz.

Annelerimiz yemeklerin pişme derecesini biliyor olabilir fakat biz de artık kitapların yanma derecesini biliyoruz. Bir gün 110'u aradığınızda evde sarılacağınız ilk şeyin kitaplığınız olması dileklerimle.

Çünkü kitapların ne varlığı ne de yokluğu bize yetiyor.

Edba, bir alıntı ekledi.
12 Eki 22:20 · Kitabı okuyor

Nasıl/ niçin
" O bir şeye nasıl yapıldığını değil, niçin yapıldığını bilmek istiyordu. Bu sıkıntı verici olabilir. Birçok şeye niçin diye sorarsın, eğer sürdürürsen gerçekten çok mutsuz olursun. Zavallı kızın ölmesi daha iyi olmuş."...

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 98 - İthaki)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 98 - İthaki)
Oğuz Aktürk, bir alıntı ekledi.
 12 Eki 18:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bütün kadınlar.
Neden bilmiyorum, kendimi kilo alıyormuşum gibi hissediyorum. Şişmanlamış gibi hissediyorum. Bir sürü şey toplamış, saklamışım gibi hissediyorum, ne olduğunu bilmiyorum.

Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 103 - İthaki Yayınları)Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Sayfa 103 - İthaki Yayınları)