Karşılıklı özlem : ne demektir, iki kişinin de yaşamlarının, ortak yaşamlarının, belirli noktalarında başarısız kaldıklarından, ayrılmak, birbirlerinden uzaklaşmak zorunda kalmış; birbirlerinin yanında durmamamış; birbirlerini tutacak gücü bulamamış olmalarından, başka?...
Özlem karşılıklı olunca azalır mı, çoğalır mı? Özlenen de özleyeni özlüyorsa, özleyen özleneni özlerken, ne sağlar bu?...
Belki bir saçma ‘hafifleme’ ile bir budalaca ‘teselli’...
Özlem, şuradan belli eder kendini : duran-özleyen, olduğu yerde kalır, giden- artık görülemez hâle gelene dek yerinden kıpırdayamaz; ama, özlenen de, belli aralıklarla dönüp geri bakar (özleyen hâlâ orada duruyor mu diye değil; özleyenin hâlâ orada durduğunu bildiğinden), belki, el sallar, özleyene. O ise orada durmaktadır: böylece, özlenen özleyenin görüş alanında uzaklaştıkça, yükselip durur özlem de. En üst düzeyine, özlenen özleyenin görüş alanından tam çıktığında, tamamiyle görülmez olduğu anda, ulaşır.
Özlem, artık kesindir, yoğun ve dopdolu...