Sevecenlik uzak olsun benden.
Doğal bağlar ve doğal haklar dağılsın gitsin.
Dik kafalılık erdem sayılsın.
Nezaketin ne değeri var ki?
Tanrılara bile yeminini bozduran o masum gözler ne işe yarar ki?
Hiçbirimizin annesi, bir sokak fahişesinin tırnağı olamaz. Doğanın kuralıdır bu; anneler bilmez, uydurur. Onların bize layık gördüğü, olsa olsa bir kürek mahkûmunun hayatıdır. Bir Cizvit papazı gibi, içimizdeki şeytanı kovmamızı, ruhsuz bir kuklaya dönüşmemizi ister anneler. Hiçbir anne, çocuğunun ipten asla düşmeyecek kadar çevik bir ip cambazı olmasını istemez. İpleri, kara ve kıllı adamların elinde olan bir kukla olmasını tercih eder.
Çünkü hiç kimseyi özleyecek kadar çok sevmiyorum kendimi. Çünkü özlemin, insan ruhunun en hastalıklı duygusu olduğunu çok iyi biliyorum. Kendini yüceltmek, abartmak, zorla adam yerine koydurtmak, bu da yetmezmiş gibi bu arızalı duyguları bir başkasına yansıtarak bir çeşit alçakgönüllülükle kamufle etmek. Başlı başına sakat bir ruh hali.