Sana niçin mi yazmıyorum? - Bunu soruyorsun ama aslında sen akıllı birisin, kendimi iyi hissettiğimi tahmin ediyorsundur, hem de - sözün kısası biriyle tanıştım, bir gönül meselesi. Tanıştım - bilmiyorum.
Çok sevimli kızlardan biriyle tanışmamın nasıl olduğunu sırasıyla anlatmam zor olacak. Neşeli ve mutluyum, yani gerçekçi olmam mümkün değil.
O bir melek! - Laf işte! Herkes kendisininki için böyle demez mi? Onun ne kadar mükemmel olduğunu, niçin mükemmel olduğunu sana anlatabilecek durumda değilim; kısacası o bütün duygularımı esir almış durumda.
Hem çok akıllı hem çok sade, hem çok kararlı hem çok meziyetli olmakla birlikte, günlük yaşantısında ve işlerinde huzurlu biri. - Burada sana anlattıklarımın hepsi sevimsiz boş sözler, onun tek bir özelliğini bile ifade etmeyen sıkıcı genellemeler.