Herbert Read bu konuda Jung'la aynı fıkirde: Her ikisi de, sanat ve edebiyata dair düşüncelerin ancak yazarlar tarafından da destekleniyorsa geçerli sayılabileceğini öne sürüyor.
Read, düşüncelerinin toplamının "estetik felsefe" terimini hak ettiğini söyler, zira felsefesinin kaynağını varoluşçulara değil, sanatın gerçekleri hakkında inceden ineeye kafa yorması, uzun zaman düşünmesine borçludur. Yani estetik felsefe bizzat sanatın gerçeklerine dayanır, ki bu gerçekler Read'in deyimiyle sanatın tarihsel ve psikolojik gerçekleridir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Read, sanatın "materyalistlerin iddia etmeye meyilli olduğu gibi, ihtiyaç fazlası enerjilerin aylak oyunu olduğu" düşüncesine karşı çıkar. Sanat, Read için daha çok, Jung'un "hayat enerjisi" dediği şeydir. "İnsan gelişiminin tek önceliği dirimselliktir, ki dirimseilik de yaşama arzusu anlamına gelir.
We don’t read and write poetry because it’s cute. We read and write poetry because we are members of the human race.And human race is filled with passion.Medicine,business,engineering , law ,these all are noble pursuits and necessary to sustain life. But poetry,beauty,romance, love, these are what we stay alive for.
Ben de Herbert Read gibi, bütün bir toplumu ve dünyayı iyileştirme gücünü elinde bulunduran tek şeyin edebiyat olduğuna ve endüstriyel, ekonomik, sosyal, politik bütün sorunlarımızın edebiyat ve sanat sayesinde düzeleceğine bütün kalbimle inanıyorum.
“Read me the letterpress of the poster before us.” “This ‘Oxo’ one, sir?” “Yes.” “‘Oxo,’ sir.” Carrados was convulsed with silent laughter. Parkinson had infinitely more dignity and conceded merely a tolerant recognition of the ludicrous. “That was a bad shot, Parkinson,” remarked his master when he could speak. “We will try another.”