Şeytanla Dans yorumuyla geldim. Konuyu sevsem de karakterlerden hoşlanmadığım için yüksek puan veremedim. İlk olarak konusundan sonra da hislerimden bahsedeceğim.
Konusu, Leydi Catherine en yakın arkadaşını korumak adına bir plan yapıyor. Bu planı gerçekleştirmek için de sosyetede adı Şeytan diye bilinen Claybourne kontundan yardım istiyor.Kont da bunun karşılığında Catherine’dan evlenme teklifi ettiği çocukluk aşkını sosyete hazırlamasını istiyor.Böylece ikilinin yaşadıklarını okuyoruz.
Ben normalde Londra Sosyetesi Hictoricallarını değil de İskoç temalı olanları  daha çok severim. Çünkü bu dönem bana biraz sıkıcı geliyor. Ama bu kitap aslında kurgu olarak çok hoşuma gitti. Yani arka planda bir aksiyon vardı, durağan geçmedi. Yazarken çok güzel okuttu, çok akıcı bir dili vardı. Ama kurguyu bu kadar sevdiğim yerde karakterlerden de o kadar nefret ettim.Leydi Catherine , bile isteye başkasına aşık olduğunu her fırsatta dile getiren, ve o kadını evlenme teklif eden bir adama yanaştı durdu. Aslında karakter itibariye çok hoştu bence, yazar neden karakteri bu kadar basit yazdı sonrasında anlamadım. Erkek karakter de aynı rezillikteydi. Resmen her iki kadında istedi. Birini arzularken diğerini geçmişten gelen bir sevgiyle sevdi. Şimdi çok şey yaşamışlar geçmişte,Frannie’ye olan duygular da ısrar etmesini bir noktada anlayabiliyorum. Aşık olduğunu zannediyor çünkü daha önce hiç ilgisini çeken bir kadın çıkmamış karşısına. Ama o kadın karşısına çıktığında da onu fark edersin be adam değil mi? Son ana kadar Frannie onunla evlenmek istemediğini çünkü kendisinin aslında fark etmediği halde Catherine’yi sevdiğini söylemezseydi bizim kontumuzun gözü açılmayacaktı. Bir de şu güzelleme hiç hoşuma gitmedi, birlikte oluyorlar.Catherine hala şey diyor yok zaten nişanlı değiller,