Kafamızı kaldırıp bir bakmayız.
Ruhumuzun içinde kar yağar.
Anamızdan doğduğumuz geceden beri
Heybemizi emektar makinelere yükleriz,
Fikirlerimizi tıfıl vinçlere.
İri buğday tanelerinin trenleri yürüttügünü bilmeyiz.
Biz yangında koşuyu kaybeden atlarız,
Biz kirli ve temiz çamaşırları
Aynı zaman aynı minval üzere katlarız,
Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız..