Aşkı bilmedikleri için mutlu olan insanların olduğu yere git. O kadar doygundurlar ki, ne birbirlerine ne Tanrıya gereksinim duyarlar. Geceleri kapılarını sıkı sıkı kilitleyip hayatın geçmesini sabırla beklerler.
Yürüyordum. Yürüyen başka insanlarla karşılaşıyordum. Herkes aynı yöne gidiyordu. Öylesine hafiflerdi ki, ağırlıkları yok sanırdınız. Köksüz ayakları asla yaralanmazdı.
Kısa süre sonra düşünecek bir şeyim kalmıyor, yalnızca artık düşünmeyi istemediğim şeylerle baş başa kalıyordum. Biraz olsun ağlayabilmeyi çok isterdim, ama ağlayamıyordum; çünkü ağlamak için hiç nedenim kalmamıştı.