Temel problem şudur; da bir görevi tamamlamak zorunda olduğumuzda "doğru duygunun" ortaya çıkmasını bekleriz. İşe o duygudan sonra başlayabiliriz . Karşımıza çıkan görevlerin çoğu hem karmaşık hem de yorucudur, üstelik karşılarında daha cazip alternatifler bulunur. İşte bu yüzden işe koyulamayız. İşe koyulmayı "canımız" istemez.
İlişkilerde kullanılan “neden” çirkin bir kelimedir? Bu kelimeyi kullanmak yerine olayların sizin perspektifinizden nasıl göründüğünü tarif edebilirsiniz…
Hayattaki birçok şey aynı şekilde çalışır. Eğer bir şeyi yapmanın önemli olduğunu düşünüyorsanız, doğru duygunun gelmesini beklemeyin. Yapmak istediğiniz şeyi her halü kârda yapın! Bir şeyi gerçeklikte yapmayı denediğinizde, kendinize o şeyle ilgili duygularınızı değiştirmek için gerçek bir fırsat vermiş olursunuz.