Vakti zamanında bir zat yollara düşmüş Cüneyd El Bağdadi'yi ziyaret etmek için. Mahalleye gelince kahvedekilere sormuş, evini göstermişler. Gitmiş, kapıyı çalmış. Kapıyı açan Cüneyd El Bağdadi "Kimi arıyorsun?" diye sorunca adam "Cüneyd'i arıyorum" demiş... Cüneyd El Bağdadi'nin cevabı ibretlik...
"Ben de..."
Kendimi bildim bileli kendimi arıyorum ben de. Kimim?
Yani ben benim elbette de, benim diyen bu ben aslında kim?
Çaresiz bir arayış bu. Yine Cüneyd'in çaresizlikle ilgili muazzam bir tesbiti var. Çare arayanlara "Çare, çareyi terk etmek-tir", der. Çare çareden vazgeçmektir demek gibi bir şey bu.
Cüneyd Allah dostu bir veli, kendinden vazgeçmesi de kolay nefsini öldürmesi de. Ben ne halt edeceğim peki?
Okuduğum her satırda, içtiğim her dublede, tuttuğum her oruçta, sevdiğim her kadında kendimden bir şeyler arayıp durdum. Dolayısıyla da her şeyle kurduğum ilişkinin öznesi hep ben oldum. Şimdi biri kalkıp bana bencilsin dese kızarım.
Peki bu hal, bu yaşantı bencillik değil de ne?
Wittgenstein, "Üzerinde konuşamayacağın şey hakkında sus!" dedi. Beceremedim. Sokrates, "Kendini tanı!" dedi.
Tanıyamadım. Annem, "Allah akıl fikir versin!" dedi. Vermedi
Hiç beddua etmedim. Sabır dedim. Sabrettim...
Bir gün bütün bunlar bitecek elbet. Öyle veya böyle. Bitecek.
Sözüm olsun, o zaman radikal bir karar alıp içkiyi bırakacağım.
Romantik bir akşam yemeği hazırlayacaksın bana. Masada bir şişe şarap olacak. Centilmen bir erkek olarak şişeyi benim açmamı bekleyeceksin. Ben de şişeyi açıp sadece senin kadehini dolduracağım. "Eee sen içmiyor musun?" diyeceksin.
Gülümseyerek "Yok" diyeceğim "Ben çok içtim!" Sen sessizce kafanı sallayıp, şaraptan ciddi bir yudum alacaksın. Ben de gülümsememi hiç bozmadan seni izleyeceğim...
Biraz içtim yine bu gece. İçip içip yazıyorum diye kızar mısın ki? Bu gece kızma e mi kuzum? Insan çarşamba gecesi neden içer? Çok özlediği biri vardır da ondan içer. Bu çarşamba gecesi de çok özlüyorum ben seni. Ama biliyorum hepsi geçecek bunların. Umutsuzluğa kapılıp beni üzme. Pessa'yı aklına getir, beni oradan hiç çıkarma, üstünü sıkıca ört ve içinden bir şarkı tut. Ben de burada o şarkıyı mırıldanayım ve ayrı yerlerde yan yana uyuyalım...