“Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!” (Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden )
Korktukça tutsak, umut ettikçe özgürsün.
Başlangıçta psikolojiden,felsefeden,bilimden medet ummuş ama onlarda aradığımı bulamamıştım.Sinema çok yüzeysel geliyor,bana ihtiyacım olan eğitimi sağlayamıyordu.Bunun üzerine anladım ki insan soyunun duygularını anlatan,psikolojik derinliklerine inebilen tek bir birikim vardır: O da edebiyat.
Zaten insanın kaderini bilmesinden daha korkunç ne olabilir?Herkes öleceği günü saati bilseydi,geriye sayım ne kadar zor olurdu,düşünsenize.Geçen her dakikayı bir tabut çivisi gibi algılamaz mıydık?Açıkça yanıt vermek bile insanı ürkütüyor,değil mi?