Gerçeklerin sıradan dünyasında kötüler cezalandırılmaz, iyiler ödüllendirilmezdi. Başarı güçlülere bahşedilir, başarısızlık zayıflara dayatılırdı. O kadar...
"Ya sanat?"
"Bir hastalıktır."
"Aşk?"
"Yanılsama."
"Din?"
"İnancın yerine geçen moda bir şey."
"Kuşkucusunuz"
"Asla! Şüphecilik inancın başlangıcıdır."
"Nesiniz o halde?"
"Bir şeyi tanımlamak, onu kısıtlar."
Hayat, bir başkasının hatalarını omuzlayamayacagı kadar kısaydı. Herkes kendi hayatını yaşıyor, bunu yaşamanın bedelini de paşa paşa ödüyordu. Bunda acınası tek şey, insanın bir tanecik hata için sık sık bedel ödüyor olmasıydı. Bu bedel defalarca odeniyordu. Kader, insanoğluyla olan ilişkisinde hesabını asla kapatmıyordu.