İspanyollar derler ki bir kadına güzel denebilmesi için onun otuz tane şartı bir araya getirmesi gerekir. Ya da şöyle diyelim: Böyle bir kadın, her bir kişiliğinin üç parçasına uygulanabilecek on tane sıfatla tanımlanabilmelidir. Örneğin, üç tane kara şeyi olmalıdır: Gözleri, göz kapakları, kirpikleri. Üç tane ince, zarif şeyi olmalıdır: Parmakları, dudakları, saçları. Gerisi için de XVI. yüzyılın çapkın Fransız yazarı Brantôme’a başvurun.
Solda olan sağda gözükür; çünkü bu raslamada, her zamankind aykırı olarak, görüş akıntısının karşıt yanlarıyla nesnenin karşıt yanları arasında bir ilişki kurulmuştur. (35* dipnot)
Yani, başka bir insana baktığımız zaman, sağ gözümüz o insanın sol yanını, sol gözümüz o insanın sağ yanını görür; bir aynada kendi kendimize baktığımız zaman sağ gözümüz sağ yanımızı görüyor ve bunun içindir ki, o yanımızın sol olduğunu sanıyoruz.
Ama, teni üreten, besleyen akıntı azalıp, yeniden dinginleşen dönümsel devinimler kendi yollarını izleyerek zamanla daha az değişik bir durum alınca, işte o andan sonra dönümsel devinimler, doğal dönümlerini yapan dairelerden her birinin biçime göre kendilerini düzeltirler.