Dünyanın her bir dersi, her bir iyi ve kötü anıyı, her bir zafer ile her bir mağlubiyeti unutuyor olması, bunların hepsinin bir nesille birlikte ölmesi iyi bir şeydi belki de. Bu kültürel unutkanlık hali onları koruyordu belki de. Her şeyi hatırlayacak olsalardı, bunun yerine belki de ölen umut olurdu.
Ne kırılgan şeylerdi insanlar; ne kolay terk edilebilen, ihmal edilebilen, dövülen ve nefret edilen şeylerdi. Av hayvanları korkmayı bilerek doğardı.
O korkmayı bilerek doğmamışsa da öğrenmişti bunu.
İnsanlar o kadar döngüseldi ki; hayatlarını hiç ders almadan, aynı yavaş neşe ve sefalet döngüleri içerisinde tekrar tekrar yaşıyorlardı. Evrendeki her bir ders milyarlarca defa öğretilmek zorunda kalıyor ve asla kalıcı olmuyordu.