Rena

“Bazıları uyanıkken de göremezler” dediği tam da budur. Duymak istemeyenden daha sağır insan, görmek istemeyenden de daha kör insan yoktur.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Farabi’ye göre siyaset bilgelik gerektiren bir sanattır. Ve bilgelik ancak adil insanlarda olan bir şeydir. İyiyi gözetmek, kötüye karşı durabilmek, doğruyu savunmak, yalana karşı savaşmak, hak yememek, insanların haklarını savunmak. Bunlar ancak doğru bir kişilikte olabilecek niteliklerdir...
Sevginin olmadığı bir ülkede, adaletten bahsedebilmemiz de pek mümkün olmaz açıkçası.Sevgi öncelik olarak devletin halkını sevmesiyle başlar. Ardından bu sevgi, devlete duyulan saygıyı getirir. Lakin şöyle bir durum var ki ancak adil olan yönetimler halkını sevebilir. Zaten bir yönetimin halkını sevip sevmediğini adil olup olmamasından anlarız. Adaletin olduğu ülkede ise her şey kolay olur
Farabi için mutluluk herhangi bir hazza dayalı değildir. Yani herhangi bir nesnenin kazanımı mutluluğun kazanımı değildir. Bu hususun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Günümüz modern insanı mutluluğun bir insanın varlığı veya herhangi bir nesnenin kazanımı olduğunu zanneder. Bir nesneyi aldığınızda yaşanılan o hissiyat mutluluk değildir. Ya da bir insanın sizinle beraber olması ve sizde uyandırdığı hisler de mutluluk değildir. Bu yanılsamalardan kurtulanlar ancak gerçek mutluluğun ne olduğunu kavrayabilir.
İnsan olarak bizler kendimizi geliştirmek ve ileriyi hedeflemekle mükellefiz. Vaktimizi bizi meşgul eden işlere ayırdığımız sürece kendi ilerleyişimize engel olmaktayız.