Birbirimizi seveceğimiz yerde nefret etmeyi, tutmak yerine itmeyi, kalmak yerine gitmeyi tercih ettik. Seviyoruz dedik, vedadan öteye gidemedik.Neden acaba.
Kitap Şuuru'nun mimarı Oğuzhan Saygılı Hocam aracılığıyla ; Malatyalı , yaş itibariyle genç , yazdıklarıyla ise bir dervişi andıran, çağımızda eşine az rastlanır ve çok tecrübeli bir kalem izlenimini veren Erol Afşin beyefendinin " Hayatı Kucaklayan Yazılar" kitabını okumak bizlere nasip oldu. Kitabı okurken, sayfaların arasında gezerken adeta kendimi yeniledim. Çünkü yazarımız çok güzel anektod ve örnekler ile çeşitli konu başlıkları altında harika tespitlerde bulunarak biz okurlara iyi bir toplum ve iyi bir gelecek için neler yapmamız konusunda, ayrıca da neler yapmamamız gerektiği hakkında fikirler vererek , ayrıca mükemmel tespitlerde bulunarak , enfes yazılarıyla çok harika bir kitap meydana getirmiş. Büyük bir kültür insanı olduğu yazılarından hemen anlaşılan Erol Afşin beyefendinin kitabını okurken sürekli olumlu düşüncelere ve iyimserliğe kapıldım. Öz eleştiri yapmaktan kendimi alamadım. Büyük ve güçlü bir gençliğin oluşması , büyük Türkiye Cumhuriyeti'nin sağlam temellere dayalı olarak yükselmesi için ; okumanın kudretinin, yazmanın öneminin, kültürün, dilin, gelenek ve göreneklerin, sevginin, iyiliğin ve iyi birey, toplum olmanın önemini öyle harika tespitler ve örneklerle kaleme almış ki ; gerçekten beğenmemek mümkün değil. Erol Afşin beyefendinin kitabının önemli yanlarından biri de geleceğimizin mimarları olan gençlerimize yılmadan, usanmadan, yorulmadan , sabır ve azim ile karşılarına çıkan engelleri aşarak çalışmalarını sürdürmelerini tavsiye ediyor olması. Gençlerimizin iyi bir Türk duruşu sergilemeleri günümüz ve geleceğimiz için çok ama çok önemli. Batının bize sülük gibi yapışan kültür emperyalizminden vatanımızı , bizleri ve geleceğimizi kurtaracak olan öncelikle gençlerimizdir. Bu noktada yazarımız Erol Afşin beyefendiyi bu güzel eserinden
"Yücelciler 1947" isimli kitap " KİTAP ŞUURU"nun mimarı değerli hocam Oğuzhan Saygılı tarafından bana ulaştırıldı. Kitap son zamanlarda elimden bırakmadan, soluksuz bir şekilde okuduğum en güzel kitaptır. Makedonya Türkleri'den Mehmet Ardıcı tarafından kaleme alınan bu eserde 20. Y.Y'ın ortalarında Yugoslavya'da Müslüman Türklerin yaşadığı sıkıntılar, gördüğü işkenceler kitapta çok güzel bir şekilde dile getirilmiştir. Kitap yazarı Mehmet Ardıcı'nın hatıralarından ve o dönemde ki siyasi olaylardan bahsetmektedir. Yazarımız Merhum Mehmet Ardıcı bey anılarını çok güzel bir şekilde ve etkileyici bir anlatımla kaleme almış. Kitabı okurken insan o dönemde kesinlikle yaşıyor. Bende çok büyük etki bırakan"Yücelciler 1947"adlı eser gerçekten tarihi bilinç açısından mutlaka okunması gereken bir kitap. O dönemin Yugoslavya sının diktatör lideri Tito'nun Müslüman Türklere yaptıkları gerçekten yenilir yutulur cinsten şeyler değil. Kitabı okuyunca abartmadığımı ve hatta az bile yazdığıma eminim kanaat getireceksiniz. Biraz önce de yazdığım gibi tarihimizi bilme açısından ve bilinçli bir Türk vatandaşı olmak için kesinlikle okunması gereken bir hatırat. Merhum Mehmet Ardıcı beyin bu harika eserini okuyacak arkadaşlara şimdiden iyi okumalar diliyorum. Bu kitabın gün yüzüne çıkmasına ve bizlere ulaşmasına yardımcı olan , KİTAP ŞUURU projesinin kurucusu olan değerli hocamız Oğuzhan Saygılı Beye saygılarımı sunuyorum. " KİTAP ŞUURU" insanlık şuuru diyor ve her zamanki sloganımız ile incelememe son veriyorum. Unutmayalım" HAYAT BİR KİTABIN KIYISINDA"
Emekli Albay Fikri Kısar komutanımın kaleme aldığı hatırat ve biyografi türündeki "MAVİ BERENİN GÖLGESİNDE BİR ÖMÜR" isimli kitabı KİTAP ŞUURU PROJESİNİN mimarı Oğuzhan Saygılı Hocam tarafından bana ulaştırıldı. Kitabı okumaya başlayıncaya çok beğendim. Okudukça elimden bırakmak istemedim ve severek çabucak okudum. Kitabın içeriğine bakacak olursak; kitapta komutanımız dedeleri, amcaları, dayıları ve diğer büyüklerinden başlayarak özgeçmişini ve bu güne kadar ki yaşamı hakkında ki hatıralarını kaleme almış. Kitapta özellikle kitabın isminden de anlaşılacağı üzere, meslek hayatında ki hatıraları beni çok etkiledi. Bazen çok duygulanarak gözyaşlarıma hakim olamadım. Bazen de tebessüm ederek okudum kitabı. Yazarımız kısa bir süre aktif siyasette yapmış ve memleketi Çorum- İskilip' ten belediye başkanlığı için aday olmuş. Kitapta özellikle siyasetin vatan ve milletten ziyade, ne kadar şahsi çıkar için kullanıldığını da yazarımız emekli Albay Fikri Kısar Bey çok güzel bir şekilde kaleme almış. Kitabın her bölümün de birbirinden güzel hatıralar ve anektodlar kitabın akıcı bir şekilde okunmasını sağlıyor. Fakat yazarımızın Özerk Nahçıvan'da görev yaparken kaleme aldığı bir kaç satırlık bir bilgi varki bahsetmeden geçemeyeceğim. Nahçıvan'da Dilucu sınır karakolundan geçerken diğer görevli subaylarla Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü yad ediyorlar. Sebebi ise sınırlar belirlenirken para ile İran, Ermenistan, Türkiye arasında küçük geçiş koridorunu satın alarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk bizim Özerk Nahçıvan ile sınır tesis etmemizi sağlamıştı. Burada bir kez daha Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ileri görüşlülüğüne ve üstün zekasına tanıklık ediyoruz. Kitabı severek ve beğenerek okuyacağınızı düşünüyorum.Türk Milleti olarak okumayı seviyoruz , ama iş ele kalem almaya geldi mi
YAZACAKSAN BÖYLE BİYOGRAFİ YAZACAKSIN! Hukukçu, editör ve " Bilig" dergisinin kurucusu olan ve aynı zamanda genel yayın yönetmenliğini yapan yazar "Himmet Kayhan" hocamızın" Gün Sazak Bir Şehidin Yolculuğu" isimli kitabını geçen hafta içinde okumak kısmet oldu. Daha önceki zamanlarda da bir çok biyografi kitabı okumak nasip olmuştu. Fakat Himmet Kayhan hocamızın "Gün Sazak Bir Şehidin Yolculuğu" adlı kitabını okuyunca BİYOGRAFİ YAZACAKSAN BÖYLE YAZACAKSIN demekten kendimi alamadım. Kitabı okumaya başlayınca, adeta bir tarih yolculuğuna uğurlandım, bir tarih yolculuğuna çıktığımı hissettim. Himmet Kayhan hocamız kitabın kahramanı merhum Gün Sazak Bey'in ataları ve Büyükbabası Hacı Abdurrahman ağadan başlayarak , Gün Sazak Bey'in babası Emin Sazak ve annesi Ayşe hanım, abisi Yılmaz Sazak ve kardeşi Güven Sazak hakkında da bilgiler vererek çok harika bir biyografi eseri meydana getirmiş. Fakat bana göre bu kitaba YAZACAKSAN BÖYLE BİYOGRAFİ YAZACAKSIN dedirten esas püf nokta kitabın merhum Gün Sazak Bey'in soy ağacı ve ailesini anlatırken aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin son dönemi olan 2. Meşrutiyet döneminden başlayarak ülkenin durumu, 1. Dünya savaşı, kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin ilanından da bahsediyor ve bize bu dönemlerle ilgili harika anekdotlarla bir tarih dersi veriyor. Yazar bunlarla da yetinmeyip bu harika biyografi eserinde Cumhuriyet tarihinin önemli olaylarını da kaleme alarak biz okurlara önemli bilgiler vererek ve aynı zamanda bildiğimiz, daha önce duyduğumuz, okuduğumuz hatta bir çoğunu unuttuğumuz bir çok siyasi olayları, darbeleri, hükümet krizlerini, Güneş Motel gibi siyasi oyunları ve olayları bizlere yeniden hatırlatıyor ve o günleri yaşamış ve görmüş insanları yeniden o günlerin hatıralarına gömüyor , o
Gün SazakHimmet Kayhan · Ötüken Neşriyat · 201641 okunma