Resul DAĞLI

Resul DAĞLI
@resuldagli

Resul DAĞLI

, bir kitap okudu
10/10
·522 syf.··
Beğendi
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 17:25
·
2020 15. kitabı
Soner Yalçın
8.1/10 · 4.534 okunma
Reklam
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 17:22
Abdullah Çatlı'nın hikayesi Ülkü ocaklarında yükselişi Bahçelievler olayı yurt dışına kaşığı mit için çalışması ve son olarak susurluk hepsini güzel bir anlatım ile akıcı bir dilde bulabilirsiniz.
Reis: Gladio'nun Türk TetikçisiSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20212,722 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2020 16:43
Boğa olmasaydı, Oz uçsuz denizlerde nasıl hüküm sürerdi? Karanlık dalgaların arasına gizlenen kötülükten insanlarını nasıl korur, denizlerin acununa nasıl adalet getirirdi? Börü olmasaydı, Oz nasıl iz sürer, kinini diri tutar ve intikamını alırdı? Uçsuz bucaksız topraklarda, kendi adaletini nasıl sağlardı? Gök Geyik olmasaydı, Oz, bilgeliğe nasıl uzanırdı? Işığa nasıl yol gösterici ve insanlığa köprü olurdu? Aslan olmasaydı, Oz nasıl en büyük olur, düşmanlarının yüreğine korku salardı. Kalbini; Ra-Mu’nun evi, Krallar Kralı’nın Şehri Şalmali’yi nasıl korur, yeryüzünde adaleti nasıl sağlardı? Gök Çocukları, binlerce yıl yeryüzüne hâkim oldular. Kutsal Dörtlü (Oz Birliği), medeniyetin, sanatın ve refahın merkeziydi. Tüm topraklarda adaleti sağlayanlardı. Bir gün Mu’nun karşısındaki en büyük güç olan Atlantis, yüzyıllar önce yok olmuş Demir Yumruk Birliği’ni, küllerinden, Kuzey’in vahşi krallarıyla yeniden diriltti. Yeryüzünün seçebileceği iki taraf vardı; Mu ya da Atlantis! Yedi kutsal güç tekrar savaş için kullanıldı. Tanrı’nın yolunda ilerleyenler, sapkınlara karşı en büyük savaşını verdiler. Kazananı olmayan savaşın sonunda milyonlarca insan ve medeniyet yok oldu! Her şey, kalın bir sis perdesinin arkasına gizlenmiş gibi yok oldu!
Oz’un Kalbi Mu KıtasıÇağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2017623 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2020 16:41
Türkler “Barak” derlerdi, kara tüylü köpeğe, Böyle ad verirlerdi, büyük soylu köpeğe. Aslında efsaneler, bir köpek anarlardı. Onu da köpeklerin, atası sayarlardı. Bu köpek soylu idi, çok büyük boylu idi, Av çoban köpekleri, hep onun oğlu idi. Kuzey-batı Asya’da güya “İt-Barak” vardı, Türklerse İç Asya’da, onlara uzaklardı. Başları köpek imiş, vücutları insanmış, Renkleriyse karaymış, sanki Kara Şeytanmış. Kadınları güzelmiş, Türklerden kaçmaz imiş, İlâç sürünürlermiş, ok mızrak batmaz imiş. Destanda denilmiş ki, Oğuz-Han yenilmişti, Bir adaya sığınıp toplanıp derilmişti. On yedi sene sonra, Oğuz onları yendi. Kadınlar yardım etti, orada savaş dindi. Oğuz bu bölgeleri, “Kıpçak-Beğ”e il verdi, Bunun için Türkler de oraya “Kıpçak” derdi… -Oğuz Kağan Destanı
Yafes'in KılıcıÇağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2016724 okunma