Resul Töre

Resul Töre
@resultore
Kafam karışık
İnsanlık refah ve gelişiminin dünü, bugünü ve yarını, korkmadan ve kaygı duymadan yola çıkan bir kaç macera tutkunu ve gezginin cep defterlerine yazdıkları notlara borçlu.
Reklam
Her satırında bir ölü var
Nedir bu etrafı saran korku? Kim anmış ismimi orda burda? Hışırtılar duyuyorum, Gazete sayfasından geliyor belli. Bir cami avlusunda mıyım ne? Taş duvarlı evler mi yoksa bunlar? Dar sokaklardan birinde mi yürüyormuşum? Mevsim belirsiz. Yerlerde ekmek parçacıkları var gibi. Bu kuşlar etrafımda mı dönüyor yoksa? Bir masal anlatıyor gibiyim. Ya da hikayemde çocuklar mı var? Balkonumda çay içerken izliyorum onları. Babasının eline uğur böceği konmuş haylazın. Bir dilek tutup uçuruyorlar. Ne dilemişlerse artık bilemem. Hem ben nerden bileyim? Görmedim ki onları. Islık çalıyordum ben. Yürüyordum kaygıların ardından. Bir nehir kenarı mıydı orası? Tütünüm de bitmiş olmalı. Kim söyledi babama? Ben yüzümü kimsenin evinde bırakmazdım bilir o. Tanır beni, gömleğimi o aldı. Dalgınlığıma gelmiş. Kafam bir yerde, elim bir yerde dolaşmam hiç. Hem aklıma takıldı bak! O ilk sayfada resmim neden duruyor? İsmim neden yazmıyor?
Ne hissettiğinizin, ne düşündüğünüzün ya da ne kadar önemsediğinizin kimi dünyalarda pek bir değeri olmuyor. Oralarda ya hiç doğmamışsınızdır ya da çoktan ölmüşsünüzdür. Bu yüzden siz de unutun gitsin...
Bu sabah herkes uyurken, kimse fark etmesin diye yalın ayak merdivenlerden inip, sessiz sedasız çıkıp bir daha hatırlanmamak üzere kaybolup gidesim geliyor.
Kış mevsiminde yenen karpuz tadında aşklar yaşanıyor bu günlerde. Tadsız, zamansız ve soğuk.
Reklam