Neziha

Gerçeğin zamanla bir insanı nasıl değiştireceğini görmek... İnsanın genzini yakan bir şey gibi...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yirmi beş yaşında bir çocuktu, hayatla yarışıyordu. Bir gün vazgeçti tüm yarışlardan. Keyifle yaşamak istedi. Tutunamayanları okudu, çok şeyi yaşamadığını anladı. Korkusundan, nefretinden kurtuldu. Tutunmaktan vazgeçti. Ta ki onu görene kadar...
Sonra avucuma ağladım, uyudum, gün bitti. Ölüm gibiydi.
Bazen yolculuğunuzun son durağına geldiğinizi fark edersiniz. O zaman şunu sorarsınız kendinize: “Şimdi nereye gideceğim?”
Hep o en sevdikleriniz kıyar size İlkokulda en sevdiğiniz hoca size tokadı atar İlk sevdiğiniz o insan kıyar size En yakın dostunuz kıymıştır size sisli günlerde En sevdiğiniz çiçeğin dikeni batmıştır En sevdiğiniz meyvenin çürüklüğü kıymıştır size En sevdiğiniz hayatlarınız, planlarınız, işleriniz kıymıştır size En sevdiğiniz o ayakkabınız yırtılmıştır beklenmedik günde En sevdiğiniz kokulu silginiz bitmiştir Sabahları tam lazım olduğunda kullanmak istediğiniz o en güzel parfümünüz kıymıştır size Okuduğunuz kitaplar kıymıştır size satır aralarında Bazen cebinizdeki paranız kıymıştır size Delik çorabınız kıymıştır size karizmanın sarsıldığı günlerde Tuttuğunuz takım kıymıştır size en heyecanlı maçta Hep o beklenmedikler kıymıştır size hayatta Öyledir, size o hep sevdikleriniz, sevdiğiniz şeyler kıymıştır. Size kıyanlar kötü şeyler değildi, size kıyanlar sizin hep sevdiklerinizdi, içinizdekilerdi...