Yirmi beş yaşında bir çocuktu, hayatla yarışıyordu.
Bir gün vazgeçti tüm yarışlardan.
Keyifle yaşamak istedi.
Tutunamayanları okudu, çok şeyi yaşamadığını anladı.
Korkusundan, nefretinden kurtuldu.
Tutunmaktan vazgeçti.
Ta ki onu görene kadar...
Hep o en sevdikleriniz kıyar size
İlkokulda en sevdiğiniz hoca size tokadı atar
İlk sevdiğiniz o insan kıyar size
En yakın dostunuz kıymıştır size sisli günlerde
En sevdiğiniz çiçeğin dikeni batmıştır
En sevdiğiniz meyvenin çürüklüğü kıymıştır size
En sevdiğiniz hayatlarınız, planlarınız, işleriniz kıymıştır size
En sevdiğiniz o ayakkabınız yırtılmıştır beklenmedik günde
En sevdiğiniz kokulu silginiz bitmiştir
Sabahları tam lazım olduğunda kullanmak istediğiniz o en güzel
parfümünüz kıymıştır size
Okuduğunuz kitaplar kıymıştır size satır aralarında
Bazen cebinizdeki paranız kıymıştır size
Delik çorabınız kıymıştır size karizmanın sarsıldığı günlerde
Tuttuğunuz takım kıymıştır size en heyecanlı maçta
Hep o beklenmedikler kıymıştır size hayatta
Öyledir, size o hep sevdikleriniz, sevdiğiniz şeyler kıymıştır. Size
kıyanlar kötü şeyler değildi, size kıyanlar sizin hep sevdiklerinizdi,
içinizdekilerdi...