...
Dilde "sâdeleştirme" adı altında yapılan bu nevî "kısırlaştırma" faâliyetleri, kültürümüze karşı işlenen ihânetin açık bir tezâhürüdür.
Mesela, Türkçe karşılığı "savaş" deyip bunu kâfî sayarak, bakınız kaç kelime millet hâfızasından kazınmaya çalışılmış ve sonra da unutulmaya terk edilmiştir:
Harp, muhârebe, cidâl, mücâdele, cihâd, mücâhede, cenk, mudârabe, mübâreze, mukâtele...
Hâlbuki bu kelimelerin her biri farklı bir mânâ inceliğine sahiptir. Onların yerine sadece "savaş" kelimesini kullandığımızda, pek çok mânâ zenginliklerini yitirir, hattâ onları düşünemez hâle geliriz.