Ben daha çok gençmişim, çok fazla roman ve şiir okumuşum. Romanlar genç kızları çok kötü etkiliyormuş. Kitaplar ahlaka zararlıymış, kendisi hiçbir kitaba katlanamazmış...
"Bizi yaratan şey baskıdır ama. İlk başta kömürsündür, basınç sa yesinde elmas olursun."
Nora, Neil'ın elmas hakkındaki yanlışını düzeltmedi. Kömürün de, elmasın da karbon olduğunu ama kömürün hiçbir basınç altında elmasa dönüşemeyecek kadar katışıklı bir karbon olduğunu söylemedi. Bilimsel olarak, kömürseniz kömür kalırdınız. Belki de hayattan alınması gereken esas ders buydu.
Nora yalnızlığın, temelinde anlamsızlık yatan bir evrende insan olarak var olmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu bilecek kadar varoluşçu felsefeye hakimdi ama onu gördüğüne sevinmişti.
Bu kitabı iyi vakit geçiririm, beklentisiyle okumaya başlamayın. Bol bol acı ve ölüm dolu bir kitap. Buna benzer diğer kitaplarda yaşadığım (tatlı?) acıma duygusunu bu kitapta ana karakter yüzünden pek hissedemedim. Kitap boyunca Fugui'yi suçlayacağım şeylerin sayısı arttıkça daha fazla sinirlendim. Adamın biri kumar oynamasa o kadar masum insanın başına bu kadar kötü şeylerin gelmeyeceğini bilerek kitabı okumak hiç hoş değildi. Kitabın tanıtımımda "Yinede Fugui'ye acıyacaksınız." gibisinden bir şey yazıyordu, hiçte bile! Ailesinin servetini bitirmeden geberseydi keşke!
7 puan verdiğim diğer kitaplar kadar hoşuma gitmedi bu kitabı okumak ama yazar böyle bir karakteri beni nefret ettirecek kadar gerçek yazdığı için ve kitap akıcı olduğu için verdim.
Keyifli okumalar, tabii öyle bir şey mümkünse!!