Emine

Emine
Ben daha çok gençmişim, çok fazla roman ve şiir okumuşum. Romanlar genç kızları çok kötü etkiliyormuş. Kitaplar ahlaka zararlıymış, kendisi hiçbir kitaba katlanamazmış...
“Rica ederim, günümüzde artık bu eski şeyleri bırakın. Evlenecek olan analar babalar değil ki, gençler; öyleyse bırakalım gençler bildikleri gibi yapsın.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sen düzgün birisin. Bu senin hem üstünlüğün hem de eksikliğin. Düzgün bir karakter olarak bütün yaşamın aynı düzgünlükte akıp gitmesini istiyorsun ama bu mümkün değil.
— Şu konuda: Diyelim ki evlisin, karını seviyorsun, ama aynı zamanda başka bir kadına da gönül vermişsin... — Kusura bakma, ama bunu kesinlikle anlamıyorum. Sanki... karnım tokken fırının yanından geçmiş ve ekmek aşırmış gibi... Stepan Arkadyiç’in gözleri her zamankinden daha çok parladı. — Neden peki? Ekmek bazen öyle güzel kokar ki kendini tutamazsın.
— Elimde değil, diye yanıtladı Levin. Kendini benim yerime koyup, köyde yaşayan birinin görüş açısını gözünün önüne getirmeye çalış. Biz köyde ellerimizi çalışırken rahat kullanabileceğimiz bir duruma sokmaya çalışırız; bunun için tırnaklarımızı keseriz, bazen kollarımızı sıvarız. Oysa burada insanlar uzatabildikleri kadar uzatıyor ve elleriyle artık hiçbir şey yapamayacakları için kol düğmesi olarak fincan tabağı takıyorlar. Stepan Arkadyiç neşeyle gülümsedi. — Evet bu, kaba el emeğine ihtiyaç duymamalarının işaretidir. Akılları çalışıyor... — Olabilir. Fakat yine de bana şu an garip gelen bir şey var: Biz köylüler işimizi yapabilecek hale gelmek için bir an önce karnımızı doyurmaya çalışırız, oysa seninle ben yemeği olabildiğince uzatmaya çalışıyoruz, bunun için de istiridye yiyoruz... — Elbette, diye atıldı Stepan Arkadyiç. Ama eğitimin amacı da bu zaten: Her şeyi zevk haline getirmek.
İç sesi gitmesine gerek olmadığını, bunun ikiyüzlülükten başka bir şey olmayacağını, ilişkilerini düzeltmenin, onarmanın olanaksız olduğunu, çünkü karısını tekrar çekici, aşk duyguları uyandıracak bir kadın yapmanın ya da kendisini artık âşık olamayacak kadar yaşlı bir adam haline getirmenin olanaksız olduğunu söylüyordu.