Reyhan

40 yaş mottosu
"Söz sahibinden ayrı yürüyorsa, ikisinide bırak.."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Sessizce içimden"
Bazı sohbetler bitmez, sadece kalbin bir köşesinde yaşamaya devam eder..
Bağımsız duruş..
Herkesin kendi sorumluluğunu bildiği, yükünü başkasına bırakmadığı ve kendi ayakları üzerinde dimdik durabildiği insanlarla çevrili olmayı diliyorum. Güçlü, net ve salt kendine yeten insanlar…
Alıntı
“Kaygı Bizim Kuşağımızın Mirası”
Asıl mesele şu ki; çoğumuzun anne babası, hayatı "yaşamakla" değil, sadece kaosun ortasında "sağ" kalmakla meşguldü.. Bu yüzden bize miras bıraktıkları şey hayatın kendisi değil, sadece hayatta kalma mücadelesi oldu.. Şimdi içimizdeki o bitmek bilmez kaygıyı "karakterimiz" zanneden koca koca insanlar olduk.. Kaybolmuşuz, yorulmuşuz ve "Neden bu kadar eksik, neden bu kadar yarım hissediyorum?" diye sorup duruyoruz, Oysa gerçek çok basit: Bize hiç kimse "tam ve bütün" olmanın alfabesini öğretmedi..
Yüreğim bencildi, seni yalnız sakladı..
Her şey senin istediğin gibi mi olmalıydı? Ben bile değişmeliydim sana göre. Tüm hayallerimi geride bırakıp, Kölen olmalıydım bir yerde. Benden istenilen neydi, hiçbir şey anlamadım. İki dünyam vardı ayrı; Birisinde hep verdim, hiçbir şey almadım. Öteki; çocuk, özgür... Orada sadece sen vardın. Sevdiklerin vardı elbet, benim de. Uzaktan izledim; içimdeki sen o değildin. Kaç bahar sensizim, sorma artık. Yüreğim bencildi, seni yalnız sakladı. Şu çadır kuran çingeneleri görüyor musun? Ne kadar da mutlu, neşeli... Gözlerinde umut pırıltıları... Onlar; kaldırımlarca, gecelerce özgür. Özgürlük neydi? Sevgiliyle el ele sahilde yürümek mi, Yoksa uçan kuşlar gibi göklerde süzülmek mi? İki de aydınlığa giden bir çift gören göz müydü, neydi? Şairin dediği gibi, ayrı yaylalarda yeşeren otlar gibi mi bekleyecektik çürümeyi? Hasretimi söyleyecek gücüm kalmadı.