Deborah’ın Kuyu’larında ve yaşamla arasındaki tüm bağlar ve kopukluklarda kimi zaman dehşeti ve korkuyu kimi zaman da yardım çağrılarını ve yaşama istencini bulmak eşsiz bir deneyimdi!
İnsanın zaman zaman düşünürse deli çıkacağını sandığı acıları susturmak için kullandığı yaşamaya dair delillerin kaybolmuşluk içinde yaratılan yeni gerçeklikler ile bastırılmaktan vazgeçilmesi, içindeki potansiyelin önce infilak edip sonra kendini ilmek ilmek onarmasıyla gerçekleşen bu sürükleyici yolculukta, insan kendi zihninin gölgelerine ve aydınlıklarına dair bir şeylerle yüzleşmek durumunda kalıyor...
Derinlikli anlatımının yanında ihtiyaç duyduğum tek şey belki de aileyle bağdaşan acıların biraz daha derinleştirilmesi arzusu olabilirdi, ama sanırım bu da benim hayal gücümün üretkenliğine hediye edilmek istenmiş olabilir!