Oysa her insan, potansiyel olarak, Cenab-ı Hakka muhatap olacak kabiliyet ve donanımdadır. Omuzlarının üstündeki kafasında dünyanın en değerli ve en donanımlı bilgisayarını taşımaktadır. O, kendisine sayısız imkânlar sunduğu halde, farkında bile olmadan onunla birlikte günün birinde çekip gider.
Yapabilecekken yapamamıştır, gidebilecekken gidememiştir, varabilecekken varamamıştır, başarılı olabilecekken olamamıştır, sevebilecekken sevememiştir ve dolayısıyla sevilememiştir, mutlu olabilecekken bunu başaramamıştır... En acısı ve en önemlisi, bilebilecekken bilememiştir.